Badan Köyü Web Sitesi

http://www.badankoyu.net
Geçmişimizden Aldığımız Gücü , Özgün Değerlerimizle Buluşturan Adres - Bizleri biz yapan , özünüzle sizleri buluşturan adres

Z.Defteri

Resim Galerisi

Portreler

Röportaj

Üye Olun

Köşe Yazıları

Video

Badan Radyosu

Çıkış

Yönetici Girişi

 
· EFSANELER: YÜZLERCE KİŞİ DİYARBAKIR... · KÖYLÜMÜZ TUNAY BİNGÖL KÖYÜMÜN HASR... · KÖŞE YAZARIMIZ ETEM YILDIZ IN YENİ ... · KÖYLÜMÜZ İMAM YILMAZER AMCA’NIN ME... · KÖYÜMÜZÜN SEMBOLÜ NİÇİK’İ YENİDEN İ... 
Giriş | Kayıt
BADAN MENÜ
· Ana Sayfa
· Advertising
· Anketler
· Arama
· Arkadaşına Öner
· Badan Forumları
· Destek
· Dost Siteler
· Dosyalar
· E-Devlet Linkleri
· Haber Arşivi
· Haber Gönder
· Hesabınız
· Kullanıcı Günlüğü
· Köşe Yazıları
· Mesaj Gönder
· Portre
· radyo
· Resimlerimiz
· Röportaj
· saglik
· Varto Önemli Telefonlar
· Videolar
· İletişim
· İstatistikler
· Üye Listesi
· Z.Defteri
· Şiirler

RÖPORTAJLAR

ALİ BİNGÖL
ALİ BİNGÖL İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ


ALİ RIZA VURAL
ALİ RIZA VURAL İLE SÖYLEŞİMİZ


Demir Çelik
BAŞKAN DEMİR ÇELİK İLE SÖYLEŞİMİZ


Fırat Güneş
SANATÇI FIRAT GÜNEŞ İLE SÖYLEŞİ


HAYDAR BİNGÖL
HAYDAR BİNGÖL İLE SÖYLEŞİ


M.REŞAT ZORTEYMUR
REŞAT ZORTEYMUR İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ


MAYPiROZ NENE
MAYPIROZ NENE İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ


İMAM YILMAZER
İMAM YILMAZER İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ

Müzik Kutusu

YÖREMİZDEN

· Röportaj & Söyleşi

· Portreler

· Düğünlerimiz

· Yöre Yemekleri

· Telefon rehberi

· Tüzüğümüz

· Tarihçe

· Sponsorlar

ANKET
12 Eylül Referandum Oylamasına Cevabınız?

Referanduma EVET
Referanduma HAYIR
Referanduma BOYKOT
Kararsızım



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 37
Yorum: 1

KÜLTÜR & SANAT

· Araştıma

· Siir

· Edebiyat

· Fıkra

· Özlü Sözler

· Üniversiteli Gençlerimiz

· Varto Koğ Festivali

· Öykü

FAVORİ RESİMLER

yoldas2.jpg
669 görüntüleme
  
yün yıkanması.jpg
636 görüntüleme
  
çoloğlu 4.JPG
530 görüntüleme
  
amojun eyşe.jpg
515 görüntüleme
  
IMGA0965.JPG
476 görüntüleme
  

Fotoğraf Albümü

ZİYARETÇİ DEFTERİ
1:vartolu ... (sormemed)
2:FRANSA D... (AYDIN)
3:MUTLULUK... (Alim)
4:Tebrikle... (Bir dost)
5:Gelê ma;... (Mehmet Seyitalioğlu)
6:vanda b... (cınar kırmızıgül)
7:Mutluluk... (zime)
8:kutlama (Birol)
9:mu (erdal vural)
10:EMPATİ (erdal vural)

[ Tüm Mesajlar ]

Tv Linkleri

· VARTO TV

· NTV

· CNN TÜRK

· ATV 

· KANAL D 

· Düzgün TV 

· Su TV 

· Roj TV 

· Mezepotamya tv 

· Dem Tv 

· Yol Tv

Radyo Linkleri

· Radyo Umut 

· Radyo Mezepotamya

· Radyo Gımgım

· Wenge Tata

GAZETELER

· Radikal Gazetesi

· Gündem Gazetesi 

· Evrensel Gazetesi

· Birgün Gazetesi

· Bütün Gazeteler



Röportajlar Bölümüne Hoşgeldiniz: Badan Köyü - www.badankoyu.net.


Bu bölümde yapmış olduğumuz röportajlara ulaşabilirsiniz.
Lütfen okumak istediğiniz röportaj yapmış olduğumuz kişinin resmine tıklayınız.



ALİ BİNGÖL

 ALİ BİNGÖL İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ ()
   
ALİ RIZA VURAL

 ALİ RIZA VURAL İLE SÖYLEŞİMİZ ()
    

Demir Çelik

 BAŞKAN DEMİR ÇELİK İLE SÖYLEŞİMİZ (10.02.2007)
   
Fırat Güneş

 SANATÇI FIRAT GÜNEŞ İLE SÖYLEŞİ (2007-04-02)
    

HAYDAR BİNGÖL

 HAYDAR BİNGÖL İLE SÖYLEŞİ ()
   
M.REŞAT ZORTEYMUR

 REŞAT ZORTEYMUR İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ (19.04.2007)
    

MAYPiROZ NENE

 MAYPIROZ NENE İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ ()
   
İMAM YILMAZER

 İMAM YILMAZER İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ ()
    

PROJELERİMİZ

· Kültür Merkezi***

· Ağaçlandırma

· Organik Tarım

· Alt Yapı Projesi***

· İçme Suyu

· Çevre Temizliği ***

· Köy Etkinlikleri ***

· Yapılan Katkılar*YENİ*

KULLANICI BİLGİSİ
Ip Numaraniz: 38.107.191.99
 Hoşgeldin
Üye Ol
Yanlis Parola

Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin:
 

Site Üye Bilgisi:
Bugün: 0
Dün: 0
Bekleyen: 0
Toplam Üye: 797
Son: Sep 03, 2010nurdan Aug 29, 2010krkz Aug 28, 2010eftelya Aug 28, 2010zinar Aug 28, 2010ylzbyts Aug 27, 2010mehay Aug 27, 2010mehay1980 Aug 22, 2010yilmazzorlu Aug 23, 2010muskarayado Aug 09, 2010dayemeberbe
Baglanti Bilgileri:
Misafirler: 81
Üyeler: 1
Toplam: 82

Bağlı Üye
Misafir: 9
Üye: 1
Toplam: 10

Toplam Hit
 Bugün: 239
 Dün: 1029
 Toplam: 1111810
İstatistikler
We use PHP Nuke8
There are 1 Admins
There is 642 news stories
There is 28 Topics in the forums
There is 0 downloads

Baglantilar:
Ziyaretçi: 9 01: 38.107.191.XX  02: 38.107.191.XX  03: 207.46.13.XX  04: 38.107.191.XX  05: 77.88.29.XXX  06: 66.249.71.XXX  07: 65.55.25.XXX  08: 38.107.191.XX  09: 38.107.191.XX

Üye: 1

01. HAYDAR


Şu ana kadar
1111810
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: May 2006
Bu Gün Ençok 7

KÖŞE YAZILARI

AKMAN GEDİK
BİR DÜŞÜN SAKLISINDA


ALİM DOĞAN
KÖYÜMÜZ ŞENLİKLERİ


AV. EYLEM BİNGÖL
İŞE İADE DAVASI VE SONUÇLARI


Erdoğan ZORTEYMUR
SİYASAL İSLAMIN SEMBOLÜ TÜRBAN


Etem Yıldız
DERSİM VE 3K


Fırat GÜNEŞ
KENDİN OLMAK


Kamer ÖZDEMİR
BAMBUNUN HİKAYESİ


Kenan BiNGOL
İnsan Hakları Kavramı

BADAN RADYOSU

ÖZEL MENÜ

· Badan Köyü Coğrafyası

· Yaylalarımız

· Doğal Güzelliklerimiz

· Tarım

· Hayvancılık

· Ziyaret Yerlerimiz

SON EKLENEN RESİMLER

niçik8.JPG
niçik8.JPG


niçik 6.JPG
niçik 6.JPG


niçik 7.JPG
niçik 7.JPG


niçik 5.JPG
niçik 5.JPG


niçik 4.JPG
niçik 4.JPG


niçik 2.JPG
niçik 2.JPG


niçik 1.JPG
niçik 1.JPG


niçik 3.JPG
niçik 3.JPG


DSC05705.JPG
DSC05705.JPG


DSC05701.JPG
DSC05701.JPG


Fotoğraf Albümü

Popüler şiirler
· BİR KIŞ MEVSİMİNDE BADANDA OLMAK
(990 okuma)
· DOĞDUĞUM YERDEYİM İŞTE
(711 okuma)
· İNADINA RENKLER
(488 okuma)
· Sevgi
(396 okuma)
· 66 depremi
(376 okuma)
· BERİWAN’ I BİLİRİM
(368 okuma)
· VARTODA YAŞAMAK
(333 okuma)
· SEVGİ
(294 okuma)
· MAVİ
(280 okuma)
· BENİM KÖYÜM
(280 okuma)

Toplam 25 şiiri kayıtlı

Dost Siteler

. Cıvarka köyü

. Grup Çağdaş

· Tatan Köyü

· Sarıc Köyü

. Varto sitesi

· Gulık Köyü

· Omcalılar Sitesi

· Fersoylular Sitesi

· Ünaldi Koyü

· Vartoder

· Tuzluca-Mkail Köyü

 

 

 

SON DAKİKA

E-Devlet Linkleri
 
Online Hizmetler

FAVORİ RESİMLER 1

yoldas2.jpg
669 görüntüleme


yün yıkanması.jpg
636 görüntüleme


çoloğlu 4.JPG
530 görüntüleme


amojun eyşe.jpg
515 görüntüleme


IMGA0965.JPG
476 görüntüleme


Fotoğraf Albümü

SAĞLIK KÖŞESİ
 ..::Saglik::..
     Böbrek Sagligi
     Göz Sagligi
     Kalp Damar
     Kulak Burun Bogaz
     Kanser
     Bulasici Hastaliklar
     Kadin Sagligi
     Erkek Sagligi
     Çocuk Sagligi
     Çocuk Sagligi 2
     Çocuk Hastalikları
     Gebelik
     Bebekler
     Ilk Yardim
     Ilk Yardim 2
     Hastaliklar
     Dis Sagligi
     Genel Saglik

HABER ARŞİVİ

 

EFSANELER: YÜZLERCE KİŞİ DİYARBAKIR CEZAEVİ\'NE YÜRÜDÜ
  

Diyarbakır Cezaevi\'ne yaşananları unutturmamak için yaşamını yitirenlerin fotoğraflarıyla yürüyen yüzlerce kişi Kürtlerin ve insanlığın bitirilmek istendiği yer olarak belirttikleri cezaevinin, aynı zamanda direniş ve özgürlük isteminin sembolü olduğuna dikkat çekti.
78\'ler Federasyonu, MEYA-DER ve TUHAD-DER tarafından düzenlenen \"12 Eylül Sistemi ve 5 Nolu Cezaevi\" başlıklı forumu Diyarbakır Cezaevi önüne yapılan yürüyüşle sona erdi.

Cegerxwin Gençlik Kültür ve Sanat Merkezi önünde toplanan katılmcılar üzerinde Diyarbakır Cezaevi\'nde yaşamını yitirenlerin dev fotoğraflarının basılı olduğu \"Yaşamak direnmektir, Berxwedan Jiyane\" ve \"Onurumuz\" yazılı pankartlarla yürüyüşe geçti. Cezaevlerinden yaşamını yitiren Mazlum Doğan, Kemal Pir, Eşref Anyık, Ferhat Kurtay, Hayri Durmuş, Ahmet Uzun, Canan Kulaksız ve Cemal Arat\'ın fotoğraflarını taşıyan yüzlerce kişi yürüyüş boyunca \"Yaşasın halkların özgür iradesi\", \"Gün gelecek devran dönecek darbeciler halka hesap verecek\", \"Direne direne kazanacağız\", \"Devrim için düşenler onurumuzdur\", \"Yaşamak direnmektir\" ve \"Şehit namırın\" sloganları attı.

Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde son bulan yürüyüşün ardından kurumlar adına basın açıklamasını okuyan MEYA DER Genel Başkanı Ali Özgen, Diyarbakır Askeri Cezaevi\'nin tüm özel uygulamaların merkezi olduğunu belirtti. Özgen, \"Kürtlerin istemleri, kültür, dil, kimlik mücadeleleri bu cezaevinde yapılan insanlık dışı marifetlerle tutukluları teslim alarak, kendilerine yabancılaştırarak onların şahsında Kürtlük ve insanlık bitirilmek isteniyordu\" dedi.

Cezaevinde Kemal Pir, Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek şahsında baskıya karşı onurlu bir duruş sergilendiğini kaydeden Özgen, \"Bu devrimcilerin büyük ölüm orucunda yaşamlarını yitirmesi 12 Eylül vahşetine indirilen ilk tokat olmuştur. Bu durum Kürtlerin barış, demokrasi çabalarına ivme kazandırmış, son 30 yılın mücadele tarihine önemli katkı sunmuştur\" diye konuştu.

Sistemin Kürtlere karşı 12 Eylül zihniyetini aşan bir şekilde devam ettiğini dile getiren Özgen şöyle konuştu: \"Burada zamana yayılmış olarak Kürtleri bitirme politikası, sistemli olarak devam ediyor.\"

Yapılması gereken tüm demokrasi güçlerinin bu durum karşısında mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Özgen, \"Artık iş yapma zamanıdır. An barış ve demokrasiyi geliştirme anıdır\" dedi.

Özgen\'in konuşmasının ardından söz alan kurum temsilcileri de 12 Eylül darbesi döneminde Diyarbakır Cezaevi\'nde Kürtlere yönelik uygulamalara dikkat çekerek, direnişte yaşamını yitirenleri andı. Konuşmalardan sonra Şair Ahmet Telli, devrim mücadelesini sürdüren ve bu uğurda yaşamını yitirenler için yazdığı \"Soluk Soluğa\" isimli şiirini okudu.

ANF

 

KÖYLÜMÜZ TUNAY BİNGÖL KÖYÜMÜN HASRETİNE DİYOR
  

KÖYÜMÜN HASRETiNE

Seni nasil anlatsam sigmazsin ki yüreklere

Cocukluk düslerimin altindan gectigi gülüsüne vurulmusum


Sonbaharin ilk yapraklarinin dökülmeye basladigi,

Sonbaharin ilk yapraklarinin dökülmeye basladigi,

Yesilin yerini sariya birakmaya hazirlandigi bugünde hüzne

yenilmemek elde degil, bu mevsim üzülmeyecegim diye fisildiyorum

kendi kendime ama yapamiyorum, sonbahar\'in sap sari yapraklari

Boverden yaylanip usulca gelip dokunuyorlar terleyen bedenime,

her an aglamaya hazir gözlerime :

Köyümün hasretini birakip uzaklara dogru yol alircasina,

yine köyümün gök mavisinde halkaya tutusurlar.



Ben, seni : Yamacindaki ciceklerle anlatsam

Nisanirojdan esen poyraza kapilirsin.

Deriini deki surdari agaciyla söylesem

Genc kizlarin elinde dügün kinasi olursun.

Zimenin mese agaciyla haykirsam,

Yoldaslarimin yuvasini yaparsin.

Ama ben seni, sen ile Resimleyecegim.



Yüregi piro pak olan \" dedelerimiz \" ile dinlendirip,

iki diz boyu kar; eksi yirmibes ( 25 ) derece soguk

kuzeydogudan esen firtinaya aldiris etmeden

sirtindaki heybesiyle yolunu \" Hizira cevirmis

kirklarin ceminde \" haykirmak istiyor yasama

elveda diyercesine. iste ben köyümü Kemal

dede ile anlatacagim.



Yayladan dereceye dogru inilen yokusunda

Beriwan\'larin bir agizdan haykirdiklari özgürlük

türküleri ile el ele tutusan genc delikanlilarin sevinciyle

köyümün romanini yazacagim.

Koribaba\'nin üstünde oturan: \" ismail , Zoran, cepanik,

Kani, Karker, Berivan\'in safak vakti günese gülümseyen

bakislariyla, köyümün kaderini beyaz güllerlen cizecegim.

Rüzgarin titrettigi her yapragin husultusundan

köyümdeki cocuklarin sesini aradim.



yarinlarin adina söylenmis, köylümün her güzel

sözünü umut ederim gülüsüne, iste ben vurgunum

kiyilarindaki doganin kutsal renklerine.

Magrur yüzlü duvarlarin dibinde, dize cömelen

\" Nine ve Dedelerimizin \" bize aktardiklari anilari

yolumda kemerbend ahenk olmus.



iste ben, köyümü yüregimin derinliklerinden cikan

beraberligin ve birlikteligin haykirisi ile sevecegim,

ve ben bu köyün fidaniyim.

NOT:

Bu duygularla köyümde gecirdigin yirmigün sanki birgün gibiymis yazildi romanimin iki sayfasina : Cünkü üc hafta boyunca yedisinden tutun yetmisine kadar olan o güzel insanlarla birlik ve beraberligi yüregimin en ince dokusunda yasadim. Güller acmisti köyümün yokusuna paylasmayi ve dokunmayi beklercesine yüzümün aynasina bakakalmislardi. ve ben dokundukca yüregimi aldilar.

Köyümün güzelligi icin emek sarfeden bütün herkese selamlarimi, saygi ve sevgilerimi yürekten belirtip, bu güzel birlikteliklerin güzel yarinlara yayilmasini istiyerek bütün köylülerimi öpüyorum.

TUNAY BINGÖL

 

KÖŞE YAZARIMIZ ETEM YILDIZ IN YENİ MAKALESİNİ SİZLERLE PAYLAŞIYORUZ
  

DERSİM VE 3K

Kemal Atatürk, Kemal Kılıçtaroğlu, (Karabulut) Kamer Genç; İhanetin ve ihanetçinin mensubiyeti ve adresi yoktur. Umduğun ve ummadığın her an ve koşulda karşına çıkabilir.
İhanetin tarifi orijinali bozulmuş anonim bir şarkıya benzer. Nağmeleri, nakaratı değiştirilmiş ise öz’den arınmış, nesne halini almış, piyasa malı olmuş, değersizleştirilmiştir.

Bu durum yaratıcısına yapılabilecek en büyük kötülüktür.

Dersim makus talih yaşayan biyolojik, siyasal, sosyal zenginliğin fukaralığa dönüştürüldüğü bir kent olma özeliğini taşımaktadır. Söz konusu şu (K) lerden çektiği kadar hiçbir şeyden çekmedi. Bunlar dönemsel rol aktörleridirler. Bunlar kurulmuş olan değirmenin öğütücü çarklarıdırlar. Çark döndükçe dönmekte ve öğütmeye devam etmektedir. Dejenere asimilasyoncu kültürüyle, sistem uşaklarının oy avcılığıyla, yaz yaşamıyla, kendisi olmaktan çıkıp başkalaşarak, dilinden kültüründen uzaklaşarak, türbelerini, ziyaret yerlerini, içki satış merkezine dönüştürerek, kendi gerçekliğinden, öz kimlik ve aidiyetinden korkarak, eğitim düzeyi bir dönemin zirvelerinden düzeyi geri kalmış ülkeler arasında bulunan ülkenin en gerilerine düşmüş gerçekliğiyle, seçim dönemlerinde demokrasi cephesi inşa etme adına emek platformları, sınıf dayanışması gibi anlamsız dayatmacı reformist sosyal çevrelerin manipilasyonları ve çarpıtmalarıyla devam etmektedir.

Osmanlı padişahları saltanat savaşlarında baba, oğul yakın aile efradı birbiriyle savaşarak hesaplaşırken (mamike, Dersim) özerk ve federe sistem ile yaşamını devam ediyordu. Ne zaman ki Kurtuluş Savaşı’yla birlikte Anadolu’nun kapıları Türk kardeşlerine açan Kürtleri ve Alevilerin resmi olarak kabul edilmeseler de yurttaşlıktan gelen demokratik, insani, kimliksel talepleri dillendirilmesiyle başlarına iş almalarına yeterli etken oluyordu. Demokratik Laik Cumhuriyet vasıflarıyla kurulduğu iddia edilen bu yeni sistem Kürtlerin, Alevilerin sınırlı lokal isyan hareketlerini acımasızca büyük kıyım ve tehcirlerle bastırılıyordu. Öyle ki çoğu uygun vasıflarla donatılmış bu yeni ülke ve yeni sistem kıtaları altı yüz tahakkümüne almış sultanlara ve saltanata dayalı Osmanlıyı aratır hale getirmiştir.

Cumhuriyetin kurucu lideri olarak kendini ilan eden M. Kemal ilandan ölümüne kadar dayatılan bu sistemin muhalifleriyle çatışmaktan geri kalmamıştır. Başta Fransa olmak üzere Avrupa milli burjuva devrimlerini örnek alırken, uygarlık adına inançlı, muhafazakar yurttaşları hedeflemiştir. Örneğin Kastamonu’nda şapka kabusu yaşarken, gücünü kudretini Samsun’dan nutuklar eşliğinde ülkeye giriş yaparken göstermeye çalışmıştır. Kendince riskli ve muhafazakar gördüğü Sivas, Erzurum, Kayseri gibi yerlerde olağan üstü kongre ve konferanslar düzenleyerek kendini kabul ettirmeye çalışmıştır. Yine balkan düşmanlığına karşı İzmir’i sıklıkla ziyaret ederek ırkçı ulusalcı duyguların kabarmasına sebep olmuştur.

Alevilerin ilk çıkışı olan Koçgiri ayaklanmasında paramilliter güç olan Topal Osmanı desteklerken sonrada idamına kadar götürmüştür. Takiben bir gün öncesinden Kürtlerin Alevilerin eşit yurttaşlıktan gelen haklarını anayasal teminat alma yönündeki çağrısına bir gün sonra hazırlıklı ve tam gelmelerini istediği mebuslardan Dersim mebusu Hasan Hayri’nin ulusal kıyafet giyerek gelmesi istiklal mahkemelerinde yargılanmasına sebep olmuştur. İlişkilerini pragmatizm üzerine kurarken Dersim İsyanı’na gelince de Reyber, Diyap Ağa gibi şahsiyetleri kullandıktan sonra değişik cezalarla cezalandırmaya gitmiştir.

Politik kaygılardan kaynaklı çokta öne çıkmasa da yakın çevresine öngördüğü stratejinin gereği olarak Dersim’in Alevi kıyımını gerçekleştirmiştir. Cemal Gürsel’in anılarında M. Kemal’in Dersim’i bastırma kararını açıklarken emin misin babında gözlerinin içine baktığını bu bakışı anlayan Atatürk’ün evet eminim tüm sorumluluğu üstleniyorum dediğini, yine o dönemin dış işler bakanı olan İhsan Sabri Çağlayan’ın kitaba aldığı anılarında Dersim Katliamı’nın acımasızlığını, Dersim Kürtlerini mağaralarda fareler gibi zehirleyip gidiyorduk” diye ifade etmesi o dönemi en iyi özetleyen kanıtlardır. Soykırıma dönüştürdükleri bu imha sonrası komplo sonucu yakaladıkları Pir Seyit Rıza ve arkadaşlarını Pazar günü kurdukları mahkeme sonucu idama mahkum ederek hareketi bastırmışlardır.

Atatürk’ün partisi bilim ve iletişim çağını yaşadığımız bu 21. yy dünyasında bile Kürt Sorunu’na geçmiş yöntemlerle bakmaktan geri kalmayarak Onur Öymen’in savunduğu yöntemin pratiğini Kılıçtaroğlu savaş mevzilerini gezerek göstermiştir. Baykal’ın ani ve şaibeli gidişiyle CHP’nin başına gelen Alevi Kılıçtaroğlu’na ilk değerlendirmeyi ve puanu verenin faşit hareketin başınca yapılması bizim için anlamı belirgindir. Faşit hareketin iyi sosyal demokratı olan birinin halkın iyi sosyal demokratı olmayacağı kesindir.

Kılıçtaroğlu’nun geniş kavram kullanarak “biz kimsenin inancına, kimliğine bakmayız bunu yapmak bölücülük ve üniter devletin yapısını bozmaktır” değerlendirmesi kendi varlığının inkarıyla eş anlamlıdır. Asli yurttaşlardan biri olan ve tüm yaşamsal taleplerini beş masum madde ile sıralayan Alevilerin bu taleplerine saygısızlık ve tarafsızlıktır. Kendisinin ve CHP’nin suskunluğu bunun açık göstergesidir. Cumhuriyetten bu yana sistemle sorun yaşayan Alevilerin bu talepleri kabul edilmezken, Kılıçtaroğlunun bu konudaki suskunluğu “evrensel” bakışın gereği olsa gerek. Kendi aidiyetini ve özünü inkar eden birinin evrenselliği pozitif bilimin hangi dalıyla izah edile bilinir.

Hindistanlı Gandi Hukuk eğitimini İngiltere’de aldıktan sonra İngiliz sömürgeciliğine Hindistan’a geri döner. Bu dönüş aynı zamanda özüne ve halkına dönüştür. Halkıyla bütünleşerek sivil itiasizlik eylemleriyle Hindistan halk devrimini sağlar.

Temsilde hatanın yapıldığı bizim “Gandi Kemal” ise programına katıldığı Ali Kırca ile Konyalı hemşeri olduğu olduğunu söylemekte behiz görmemiştir. Hatta büyük dedesinin türbesinin Konya’da olduğunu eklemişti. Ailesinin Türkiye’nin çeşitli yerlerine yerleştiğini, bunu söylerken zan edersiniz tatil amaçlı gitmişler. Gittikleri yerlerde bağırlarına basılmış geri dönüş bir daha akıllarına gelmemiştir. Oysaki 38 Dersim İsyanı’nda param parça olmuş Dersimlilerden olduğunu gizleyerek Osmanlı’ya ve Yavuz Sultan’a bağlayarak, yeni rolün istikbali için Cumhuriyet dönemini aklamaya çalışmıştır.

Sayın Kılıçtaroğlu yurdun dört bir yanına savrulmuş ailenin parçalarını birleştirmeden, özüne dönmeden, neden ve sonuca gitmeden, 1966’da sicili olduğunu düşünerek değiştirdiği soyadı olan (Karabulut) adını geri almadan, Munzur’un ve Düzgün Babanın o kutsal suyundan yıkanmadan, mezarını bulup Pir Seyit Rıza’dan helalık almadan Dersimin, Dersimlilerin ve Alevilerin gönül yollarının size kapalı olduğunu bilmenizi isterim.

Tarih tekerrürden ibaretmiş. Çıkışınızın Tayip’in çıkışına benzer yanının olduğunu belirtmek mümkündür. Devlet 90’lı yıllarda Erbakan şahsında sistemden kopan azımsanmayacak radikal islami kesimi Tayip şahsında yeniden sisteme entegre etti.

Günümüzde ise teveccühünü ve siyasal tercihini büyük çoğunlukla Kürt siyasetine evirmiş olan Alevi sizin şahsızında CHP aracılığıyla sisteme entegre etme planlarını görüyoruz. Ancak Alevilerin özgün durumuna ve inançsal ihtiyaçlarına uygun sistemini ve stratejisini belirlemeyip, Alevileri yeniden cellatlarının kucağına itmenin vebali BDP’nin olacaktır.

Konumuzun aktörlerinden Kamer Genç içinde söyleyecek şeyin olduğu ançak Dersimliler ve okurlarımız açısından bilindiği için çokta detaylandırmaya gerek yok. Meclis’in en eski ve deneyimli cahili ve sahibinin sadık müritlerindendir. Aleviliğide, sağcılığı da, solculuğu da tartışmaya yer bırakmayacak düzeyde karmaşıktır. Konjektürel dengenin bilinmeyen denklemidir. Vatan millet Sakarya naralarıyla MHP-CHP ile yarışandır.

Önümüzdeki günlerde soylu Dersim halkının bu soykırım artıklarından hesap soracağına olan inancımızla yüzümüzün özümüze, özümüzün bilimsel evrenselliğe dönük olduğu umuduyla.

Etem Yıldız

 

KÖYLÜMÜZ İMAM YILMAZER AMCA’NIN MEDYADAKİ HABERİ VE VİDEOSU
  

Köylümüz İmam Yılmazer Amcanın medyadaki haber ve videosu için gerekli linki yayınlıyoruz.
Bildiğiniz üzere şenliklerimizin hemen ertesi günü İmam Yılmazer amcamız tarafından çevre köylerimizden davet edilen kişiler ile köylülerimizin davet edildiği bir veda ve sohbet toplantısı düzenlenmişti.

Çok yoğun bir katılım ile gerçekleşen yemekli sohbet toplantısı , büyük bir beğeni toplamış, yerel ve ulusal meydanında ilgisini çekmişti.

İmam amca ile gururlanmış , sahip olduğu bilgileri çevresiyle paylaşarak hepimizi mutlu etmişti. Arşivimizde özenle sakladığımız bu bilgiler gelecekteki kuşaklarımız için yol gösterici olacaktır.



İmam Yılmazer amcanın haber videosu için TIKLAYINIZ

 

KÖYÜMÜZÜN SEMBOLÜ NİÇİK’İ YENİDEN İNŞA ETTİK
  

Uzun süredir gündemimizde olan köyümüzün çepanik yolu üzerindeki yıkılan eski niçikimizi duyarlı bazı köylülerimizle ortaklaşarak yeniden inşa ettik.
Bildiğiniz üzere , köyümüz yayla yolu üzerindeki sembolümüz , rehberimiz ve yol göstericimiz niçikimiz doksanlı yıllarda askerler tarafından yıkılmıştı.

Bu önemli rehberimizden, sembolümüzden vazgeçemezdik. Nihayet köylülerimiz ile ortaklaşarak niçikimizi inşa ettik. Köyümüze hayırlı olsun diyoruz.



Yeni niçik resimleri için TIKLAYINIZ

 

BİR GURUR DA MANİSA \'DAN
  

Manisa da ikamet eden Ayfer ve Zeki KARAASLAN ın Kızı Gizem yoğun sıvav maratonunu başarı ile bitirip, Ankara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğini kazandı.
Bu yolda yürüyen gençlerimize başarılar diliyoruz.

Zeki KARAASLAN

 

KÖY ŞENLİKLERİMİZİN RESİMLERİ SİTEMİZE YÜKLENDİ
  

11- 13 ağustos tarihleri arasında gerçekleştirdiğimiz 3. badan halk şenliklerimizin ayrıntılı resimleri sitemize yüklendi.
Bildiğiniz üzere şenliklerimiz şiir dinletisinden, resim sergilerine, yöresel oyun ve yarışmalardan , panellere, kitap okuma etkinliğinden , çöp toplama etkinliğine, konserlerden at yarışlarınave geleneksel futbol karşılaşmasına kadar bir sürü etkinliği hep beraber yaşadık. Köyümüzde yaşam bulan bu etkinliklerden dolayı çok taktir aldık. Köyümüze dönük bu etkinliklerin köy halkına hizmet noktasında geri döneceğine olan inancımız tamdır..

Senliklere ait her kareyi görüntülemeye çalıştık. Her etkinlik ile ilgili resimleri çektik, siz saygıdeğer paydaşlarımıza iyi seyirler diliyoruz.



3. badan halk şenlik resimleri için TIKLAYINIZ

 

3. BADAN HALK ŞENLİKLERİMİZİ GERÇEKLEŞTİRDİK
  

Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz badan köyü halk şenliklerimiz , dayanışmanın, paylaşmanın ve beraberliğin yaşam bulduğu etkinliklerle son buldu.
Birinci gün köy kültür evimizde her yaştan köylümüzün katıldığı kitap okuma etkinliği ni gerçekleştirdik. Özellikle İrfan Yılmazer arkadaşımızın genç çocuklarımızla kitaplardan pasajlar okutarak onları türküler eşliğinde motive etmesi görülmeğe değerdi



Gün içerisinde yöresel bazı oyunlar oynandı, bunlardan bazıları ise çuval yarışı, sandalye yarışı, kaşıkla yumurta yarışı, mendil kapmaca gibi. Dereceye girenlere sürpriz hediyeler verildi. Çuval yarışında Hasan Bingöl (Hollanda) birinciliği alırken, sandalye yarışmasında genç erkeklerde Rojhat Kalkan birinciliği aldı. Çocuklar kategorisinde ise Zennur Merve Bingöl birinciliği aldı.Yumurta yarışında ise birinciliği Haydar Bingöl (İstanbul) aldı.


Daha sonra geleneksel futbol karşılaşması gerçekleştirildi.Metrepolde yaşayan köylülerimiz ile köyde yaşayan köylülerimiz arasında gerçekleşen futbol karşılaşması 4-2 metrepol köylülerimiz lehinde sonuçlandı

Aynı günün akşam saatlerin de ise muhteşem bir konser gerçekleştirildi. Öncelikle sunucumuz Tunay Bingöl’ün her biri birbirinden anlamlı ve duygu yüklü şiirleriyle açılışı gerçekleştirmesi coşkulu bir alkışa sahne oldu.



Arkasından bestekarlarımız Hıdır Çelik ile Burhan Beyaz Yıldırım’ın her biri birbirinden güzel yöresel türkülerle güzelleme yaptılar. Büyük bir keyfin alındığı dinleti yaklaşık bir saat sürdü.

Daha sonra yakın köy olan cıvarıktan şair Veysel Otunç’un şiir dinletisi oldu.Hemen arkasından Grup Veroj sahne aldı. Her dilden ezgilerin dile geldiği konserimiz yoğun katılımlı halaylarla coşkulu bir şekilde gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürdü.

.

İkinci gün ise öğleden sonra Hayvan hastalıkları ile ilgili Veteriner Hekim Yıldırım Beyazgül ‘ün paneli gerçekleşti. Yoğun katılımlı panelimiz yaklaşık iki saat sürdü.

.

Daha sonra cem törenimiz için yapılan kurbanların yemeği, köy kültür evimizin önünde hazırlanan yerde dağıtımı gerçekleşti.

Saat sekizde ise dede Hazırali Beyazyıldırım’ın öncüllüğünde cem törenimiz başladı. Öncelikle küskünlerin ( Kıymet Yılmaz ile Ali Ekrem Özdemir, Alişan Doğan ile abisi Yusuf Doğan, İmam Bingöl ile Hüseyin Şahin) barıştırılması görülmeğe değerdi. Cem törenimiz ise dedelerimizin zamanında yapıldığı gibi otantik ve tamamen özgün kültürümüzü yansıtan ve inaçlarımızın kendisini bulduğu şekliyle gerçekleşmesi önemliydi. Çok duygusal anların yaşandığı cemimiz dede Hazırali Beyazyıldırım’muhteşem yönetimi ile gecenin ilerleyen saatlerinde lokmaların dağıtılması ve arkasından lokma duası ile amacına uygun bir şekilde son buldu.

.

Üçüncü gün ise Ressam Battal Bingöl kardeşimizin resim sergisi gezildi. Her biri birbirinden güzel portelerin sergilendiği sergide Ressamımız bir potresinide köy kültür evimize bağışlaması çok anlamlıydı.

.

Daha sonra yerel basın eşliğinde köyümüz de çöp toplama kampanyası gerçekleştirildi

.

Hemen arkasında İnsan Hakları ve Demokrasi adlı panel gerçekleştirildi. Panelist Demir Çelik eşliğinde gerçekleşen panelimiz yoğun bir katılımla yaklaşık iki saat sürdü.

Hemen arkasından at yarışı etkinliği gerçekleşti .Kızlı erkekli yarışmada Gülseren Yılmaz birinciliği alarak yarışmadaki paydaşları tarafından kutlanması görülmeğe değerdi.



Daha sonra dersim bölgesinden gelen Koma Heja ‘nın konseri başladı. Sunucumuz Tunay Bingöl’ün her kesim insan tarafından büyük bir beğeni ile dinlediği duygulu şiirlerinden sonra komşu köyümüz olan kasımandan Şair yazar Daimi Bingöl’ün zazaca şirlerini büyük bir ustalıkla köylülerimize sunması muhteşemdi.

Arkasından gecemize katılan bölge belediyelerden sorumlu BDP eş başkan yardımcısı Demir Çelik sahneye davet edildi. Başkan Demir Çelik konuşmasının büyük bir bölümünü Grişim grubumuzun çalışmalarından övgüyle bahsetmesi çok anlamlıydı. Konuşmasının diğer bölümünde ise barıştan ve kardeşlikten sözederek konuşmasını bitirdi.



Daha sonra Dersim bölgesinden gelen Grup Heja konseri başladı. Yöresel türkülerin ve ezgilerin dillendirildiği gecemiz çoşkulu halaylarla devam ederken gecemize Varto Belediye Başkanı Gülşen Değer icabet ediyordu. Sahneye davet edilen Gülşen Değer Köy şenliklerimizin önemine değindi ve bütün katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını bitirdi. Tekrardan sahne alan grup Heja gecenin ilerleyen saatlerine kadar her dilden ezgilerimiz ve halaylarımızla etkinliğini devam ettirdi



Dördüncü gün ise Köylümüz İmam Yılmazer’in yemekli sohbet toplantısı vardı. Yöresel ilişkilerin, inaçların ve toplumsal ilişki biçimlerinin konu edildiği toplantıya çevremizde bulunan 22 köyden ikişer kişi davet edilmişti. Davet edilen kişilerin büyük çoğunluğunun toplantıya katılması önemliydi. Konusuna hakimliği ve anlatımındaki ustalığı görülmeye değerdi. 09:00 da başlayan sohbet 12:30 ’a kadar sürdü.


 

SANAT OLSUN, DÜNYA YIKILSIN
  

Bir zamanlar İtalyan fütüristlerinin sloganıydı bu sözler: fiat ars, pereat mundus. Şimdi bilinçsiz bir biçimde bir çok şairin düsturu oldu. Şöyle açıklayalım: Dünyanın bugünkü hali, yüzleri birbirine bakan binlerce aynanın arasına konmuş bir panayır yerini andırıyor.
Gerçek bir panayırdan farkı, aynalara yansıyan görüntülerin panayır yerinin görüntüsünden farklı olarak iç içe girmesi, yanıltıcı görüntülerin gerçeğin görüntüsünü boğması. Kör edici ışıkların yansırken görüntüleri daha da albenili kılması. Buna aldanan gerçek aktörlerin yaptığı ise kendilerini, gerçek dünyayı ve yaşamlarını unutup aynada yansıyan karmakarışık, ışığa boğulmuş anlaşılmaz, çekici, fantastik görüntüleri taklit yoluyla çoğaltmak. Öyle ki görüntü panayır gerçek panayırın yerini almış durumda ve bu sahte panayır bir yaşam biçimi olarak yeniden ve yeniden üretilmekte.

Kimsenin aklına aynaları parçalayıp, panayır yerindeki görüntüleri olduğu gibi, ne ise öylece görmek, gerçeği yeniden keşfetmek gelmiyor. Aynayı kırması gerekenler, aynadaki görüntülerin kendilerine sunduğu ayrıcalıklardan yararlananların görüşlerinin etkisinde, eleştiri oklarını boşuna zaman kaybederek harcıyorlar. Bazı görüntülerle oyalanıyor, görüntülerin arasındaki farklılıkları çözümlemekle oyalanıyorlar. O aynaları kuran, alın terleri, elleriyle bu tasarımların gerçek olmasını sağlayanlar ise aynadaki görüntülerinin eğlencesinde, büyüsünde. Biraz daha görüntü istiyorlar, o kadar.

Eleştiri gücüne sahip olanlar ise geleceği kurtarma görevini atfettikleri sınıfın bu kesimi ile ilişki kurmayı, neredeyse bir aşağılanma sayıyor. Aynı sınıftan olup da aynadaki görüntüsü biraz daha cilalı olanları tercih ediyorlar. Ne de olsa cilalı olanın albenisi daha fazladır.

Durum öyle kanıksanmış ki düne kadar haksızlığa, sömürüye, zulme, faşizme karşı olmamak utanç sayılırken, bugün karşı olmanın simgesi olan sosyalizme muhalif olmak bir övünç vesilesi sayılabiliyor. Geçmişteki uygulamalarla kirlenmiş olsa da sosyalizmin insanlık için gelecek düşüncesi olduğu, zengin ülkelerin temsilcileri, ideologları tarafından bile itiraf edilirken, aynadaki görüntüsünün büyüsünde olan kimileri bugün sosyalist olmamakla övünebiliyor. Bunun olumlu anlamda propagandasını yapmaya kalkışabiliyor.

Bu Aynalarla panayır yerini sanal bir panayır alemi haline getirenler aynanın gerçek görüntüsünün nasıl olduğunu bazen ağızlarından kaçırırken bir taraftan da, emirlerindeki her türlü güçle her tarafa emirler yağdırıyor, mutlak zaferin kurdukları dünyanın olduğunu, tarihin sonunun geldiğini, başka türlü bir tarih yazılmasının olanaksız olduğunu söylüyor, piramidin tepesinden dibine doğru bu düşüncelerinin maddi bir güç olmasına uğraşıyorlar. Bunda da hiç başarısız değiller. Öyle ki her türlü kararı bütün insanlık adına yedi sekiz kişi oturup veriyor. Meclisler, aynadaki bir görüntü olmanın ötesinde bir işleve sahip değil. Meclislerin tabana doğru genişlemesi isteği ise görüntüde yaldızlı harflerle yansıyıp sonra sonsuza değin yalnızca tekrarlanmak üzere olanak buluyor. Aynada yansıması gerçekleşmiş gibi kabul edildiğinden kimsenin bir itirazı da olmuyor. Zaten itiraz hakkı da yalnızca görüntüde var. Gerçeği ise gerçek gibi görülen ne ise onu öyle yapabilenler görüyor yalnızca. Evrenin bir yerlerinden gelen kahkaha sesleri ise aynaya yansıyan görüntülerin boşlukta bıraktığı boşluğa çarpıp gelen yankı değil, gücü elinde bulunduranların gerçek kahkahası.

Şiir mi?

Böyle bir dünyada şiirin halen biçemi ve biçimiyle güzel söz söyleme sanatı olarak görmek isteyenleri bir tarafa bırakırsak, her şeyiyle aynadaki görüntülerin sahte olduğunu söylemek, aynayı parçalamak görevini sözün büyüsüyle, yeninin bu türden ürpertisiyle üstlenmek düşüyor. Yanlış anlaşılmasın. Biz şiire propaganda, ajitasyon görevi yüklemiyoruz. Bunlar şiir dışı, gerçekliğe başka türlü bakışın öğeleri. Biz şiirin çağının şarkısı olmasını istiyoruz o kadar. Evet yalnızca bu kadar. Çağının değerleriyle donanımlı.

İnsanlara insan olduklarını her şeyiyle rahatsız ederek anımsatacak bir şiir.

Metin Cengiz

 

KÖŞE YAZARIMIZ ALİM DOĞAN’IN YENİ MAKALESİNİ SİZLERLE PAYLAŞIYORUZ.
  

KÖYÜMÜZ ŞENLİKLERİNE DAİR

Özlemler, sevinçler, hüzünler…Ama geride bir şey vardır ki o, çoğumuzun özleminde yeşeriyor.\"Nereden geldiğimiz, nerede doğduğumuz ve geçmişimiz\"…Sabahları horoz sesleri, ekmek kokusuyla uyandığımız günler, Su içtiğimiz çeşmemiz,
Duvar diplerinde ihtiyarlarımızın geçmişi anarak ve ah çekerek sardıkları tütün, sigara dumanına bürünen gençlik anıları ve “Keşke”ler…Yaylalarında, dağlarına koyun çanlarına karışan çobanın kaval sesi ve uzaktan selam getiren ılık rüzgar, bahar çiçekleri, su şırıltıları ve mayıs kokan dar sokaklar. Hepsinin ötesinde bizlerin yaşam savaşı...

İşte varlığımız, doğduğumuz topraklar ve bizler...Unutulmayan ve bir o kadar da of çekilerek anımsanan geçmiş. İşte benliğimizi yaşatmamız, kültürümüzü, değerlerimizi ve vazgeçilmezlerimizi geleceğe anımsatmak, sahip çıkmak ve unutturmamak için...

Bu yıl 3’üncüsünü düzenlediğimiz badan köyümüz halk şenliklerine diasporalara dağılmış köylülerimizi köylü dostlarımızı ve sevenlerini davet ediyoruz.

Sevgili canlarımızın koşulları uygun olanlar için şenlik zamanı köye gelmeleri için bir sürü sebep sayabiliriz. Bunlardan bazılarını sıralamak istersek;

*Badan köyümüzün yaşayan efsaneleri olan yaşlılarımızla nostaljik sohbetlerine katılabilir, geçmişin, çağdaş gelecekle kucaklaşmasına tanıklık edebilirsiniz.

*Çeşitli ziyaret yerlerinden olan şehide merge , kalesipi, nişane roj, koribaba, gıreboğa, şehide hopike, şeyide muri, nınga dundule, tekaye çe Keke Baba’yı ziyeret ederek, efsaneleri gerçeğe dönüştürebilirsiniz.

*Gıreboğanın doruklarında kanatlarımızın altına dünyayı alırcasına bir şahin misali bakarak , İşte şurası Bingöl dağları, şurası Şerafettin dağları, şurası çorsan, rekasan, zengena, hemug,,canesera ,muskan ,şeman, emara işte germik suyu diyerek her yeri kuşbakışı görebilirsiniz..

*Doğasının korunmuş bakireliği arasında, sağlıklı yaşamla kucaklaşıp, doğa aktiviteleri ile zindeleşebilirsiniz.

*Geleneksel yaşantısında, folklorik giysileri, leziz yöresel yemekleri tadabilir ve müzik eşliğinde sunulan kültürel zenginliklere katılıp, bu coşkulara ortak olabilirsiniz.

*Dere ini de balık tutabilir ve doğanın bu harika, insanı her daim büyüleyen atmosferinde özgürlüğün tadını çıkarabilirsiniz.

*Köy gençlerimizin sevgi dolu ilgisiyle mutlu olabilir, aralarında ki ortaklaşma anlayışlarına ve beraberliklerine gururla tanıklık edebilirsiniz.

*Mitiyan mezresinin enfes doğasının tadını çıkarabilir , ziyaret edilmenin sahiplenilmenin mutluluğunu orada yaşayan köylülerimizin yüzlerinde okuyabilirsiniz.

*Uzun süredir görmediğiniz akraba ve dostlarınızı görebilir, yılların özlemini giderebilirsiniz.

*Ve en önemlisi badan köyümüzün halk şenliklerine katılabilir, kültürel etkinliklerin köyümüzde nasıl yaşam bulduğunu görebilir ,sevgi ve muhabbetle katılımcı dostlarımızla güzel vakitler geçirebileceksiniz.

Kısacası ÖZGÜRLÜĞÜN, SEVGİ’NİN VE MERHAMETİN esas yüzü ile tanışacaksınız.

Saygılarımla

 

ERKAN BİNGÖL KÖYÜMÜZE VEFA BORCU İLE İLİŞKİLENMEYE DEVAM EDİYOR
  

Köylümüz Erkan Bingöl Deri İni deki kalesipi çeşmesinin yapım ve onarım işini üstlenerek köyümüze dönük vefa borcu ile ilişkilenmeye devam ediyor.
Köyümüze dönük projelerde daha önce de çok büyük katkıları olan Erkan Bingöl’ün kalesipi çeşmesinin yapım ve onarımını üstlenmesi bütün köylülerimizi memnun etmiştir.

Konu ile sitemize bilgi veren köylümüz , her duyarlı köylümüz gibi kendisinin de köyüne dönük projelerde hep yer almak istediğini, kalesipi çeşmesinin mevcut yapısının köyümüze yakışmadığını sağlık açısından da daha temiz ve hijyen bir konuma gelmesi gerektiğini, bu yüzden bu çeşmemizin yapım ve onarım işini üstlendiğini bildirdi. Çalışmaya hemen başlayacağını açılışı ise köy şenliklerine denk getirmek istediğini söyledi.

Biz de www.badankoyu.net yönetimi olarak genç girişimcimize sevgili köylümüze yaptığı ve yapmaya devam edeceği bu asil davranışlarından dolayı kutluyor ve teşekkür ediyoruz.


 

KÖYÜMÜZÜN KIZI PINAR BİNGÖL’ÜN DÜĞÜNÜ PERŞEMBE GÜNÜ GERÇEKLEŞECEKTİR
  

Köylülerimizden rahmetli Hasan Bingöl abimizin güzel kızı Pınar komşu köy olan Cıvarık’tan Naciye –Haydar Sarıkaş’ın oğlu Özcan Sarıkaş ile evleniyor.
Düğün 22.07.2010 Perşembe sabahı köyümüz de başlıyor , aynı günün akşam saatlerinde gelin alınarak Cıvarka köyüne gidilecek. Düğün eğlencesi ise aynı akşam Cıvarka köyünde gerçekleşecektir.

Düğüne ait resimler elimize ulaştığında sitemiz aracılığı ile sizlerle paylaşacağız.

Biz www.badankoyu.net yönetimi olarak genç çiftimize ömür boyu mutluklar diliyoruz..

 

KÖYÜMÜZÜN JOKEY ADAYI NAZLI GÜL (ZELAL) KALKAN ULUSAL MEDYANIN İLGİSİNİ ÇEKMEYE
  

Gurur kaynağımız Nazlı Gül (Zelal) Kalkan ulusal medyanın gündemini çekmeye devam ediyor. En son Antalya Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki jokey kurslarına katılmak üzere köyümüzden ayrıldığı gün gazetecilerin yoğun ilgisiyle karşılaşmıştı.
O günün haber ve resimleri 14 .07.2010 Çarşamba (bugün) sabah gazetesinde ana sayfada ayrıntılar ise spor sayfasında yayınlandı.

Bildiğiniz üzere Zelal kızımız halen Antalya Spor İl müdürlüğü bünyesindeki jokey kurslarına devam etmektedir.Sitemiz aracılığı ile kızımızın çalışmalarını gelinen süreci takip edebilirsiniz.



Zelal kalkan’ın sabah gazetesindeki haberi için TIKLAYINIZ

 

ARMANC BİNGÖL’DEN KÖYÜNE ANLAMLI BAĞIŞ
  

Yürek vardır ki kalır, zamanda

Beyin döner, geçmişe

Toprak kuraklaşır, sevgisizliğe

Türküsü söylenir, dedemin ağzından


Şiiri yazılır, babamın kaleminden

Ağıtı ağlatır, nenemin gözlerini

ve bir sevdadır yürür gider.



Çıplak bedenlerimizden öğreneceğiz

Çocuklarımızın yıkılmaz eserlerini

Avuçlarımızda doğuracağız, yeni sabahları

Üstünde boylu boyunca uzandığımız

Toprağın nefesindeyiz.



Babamın haykırışından, dinledim köyümün

kalespi, koribaba, nisaneroj, dereini, wareçali,

zime, derece, hopuke.

Bir kez gördüğüm kuru sokağına vuruldum

Ne umut biter,günesin renginde nede hayat



Telli duvaklı bir o gül büyütmelisin köyümde

Yiğit olmalı, barişın gölgesinde.

Gün gelir, yol kenarında elinde kızıl gül

açmış olacak \" Badan\'in \" yüreğinde.





Bu duygularla köyümüzde yapılacak ağustos senlikleri kapsamında 12 / 8 / 2010 persembe günü öngörülen \" CEM TÖRENINE \" yüregindeki kurbanı bağışlamak istiyorum.

Ayrıca 2010 dünya kupasında oynanan Futbol topunun orijinalinden bir adet Top

bir tane hava pompası ve bir top filesi. Köyüme hediye etmek istiyorum.

Güzel Köyüme sevgilerimle.

ARMANC BiNGÖL

Not: Armanc Bingöl Möchengladbach\'ta yaşayan Tunay Bingöl\'ün oğludur.

 

KÖYLÜ KIZIMIZ NAZLI GÜL(ZELAL) KALKAN JOKEY KURSLARINA KATILMAK ÜZERE ANTALYA İL
  

Muş Spor il müdürlüğümüzün sponsorluğunda binicilik ve Jokey konularında daha yetkin bir konuma gelebilmesi için Köyümüzün kızı Nazlı Gül (Zelal) Kalkan Antalya Spor İl müdürlüğü bünyesindeki kurslara katılmak üzere Antalya iline gitti.
Bildiğiniz üzere Muş spor il müdürlüğünün organizasyonuyla köyümüzde at yarışları düzenlenmiş ve gerek ulasal gerekse de yerel medyada bayağı yankı bulmuştu. 14 yaşındaki kızımız Zelal’in başarısı günlerce konuşulmuş ilgili çevrelerin ilgi odağı haline gelmişti.

Muş Spor İl Müdürlüğünün takipli kursiyeri olarak Antalya Spor il müdürlüğü bünyesindeki kurslara katılacak köylü kızımızın babası Alican Kalkan, Zelal’in daha profesyonelce çalışabilmesi için binicilik (jokey) sertifikası alması gerekiyordu. Bunu alması için gönderdiklerini ve kızına çok güvendiğini bir baba olarak her türlü desteği sağlayacağını ifade etti.

Biz www.badankoyu.net yönetimi olarak genç kızımızın çalışmalarını sürekli takip edeceğiz. Kızımıza üstün başarılar diliyoruz.



Haber Arsivi

TürkMeydan © TEAM

Web site powered by ilkshell Teknoloji Merkezi

Tasarım ; İlkshell Teknoloji Merkezi
Bu site PHP-Nuke sistemini kullanmaktadır. © 2006 by Badankoyu.net
PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
[PHP-Nuke Türkçe Destek Portalı © 2006]