Badan Köyü Web Sitesi

http://www.badankoyu.net
Geçmişimizden Aldığımız Gücü , Özgün Değerlerimizle Buluşturan Adres - Bizleri biz yapan , özünüzle sizleri buluşturan adres

Z.Defteri

Resim Galerisi

Portreler

Röportaj

Üye Olun

Köşe Yazıları

Video

Badan Radyosu

Çıkış

Yönetici Girişi

 
· ŞİMDİ KUTSAL GAĞAN ZAMANI · VEFAT:KÖYLÜMÜZ ABİDİN DİNO GÜNDOĞD... · VEFAT:KÖYLÜMÜZ MUSA YILDIZ AMCA SON... · VEKİLİMİZ ,ÖZGÜRLÜĞÜNDE KALDI GÖZLE... · KÖYLÜ KIZIMIZ NAZLI GÜL (ZELAL) KAL... 
Giriş | Kayıt
BADAN MENÜ
· Ana Sayfa
· Advertising
· Anketler
· Arama
· Arkadaşına Öner
· Badan Forumları
· Destek
· Dost Siteler
· Dosyalar
· E-Devlet Linkleri
· Haber Arşivi
· Haber Gönder
· Hesabınız
· Kullanıcı Günlüğü
· Köşe Yazıları
· Mesaj Gönder
· Portre
· radyo
· Resimlerimiz
· Röportaj
· saglik
· Varto Önemli Telefonlar
· Videolar
· İletişim
· İstatistikler
· Üye Listesi
· Z.Defteri
· Şiirler

RÖPORTAJLAR

ALİ BİNGÖL
ALİ BİNGÖL İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ


ALİ RIZA VURAL
ALİ RIZA VURAL İLE SÖYLEŞİMİZ


Demir Çelik
BAŞKAN DEMİR ÇELİK İLE SÖYLEŞİMİZ


FIRAT GÜNEŞ
FIRAT GÜNEŞ İLE SÖYLEŞİ


HAYDAR BİNGÖL
HAYDAR BİNGÖL İLE SÖYLEŞİ


M.REŞAT ZORTEYMUR
REŞAT ZORTEYMUR İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ


MAYPIROZ NENE
MAYPIROZ NENE İLE GÜZEL BİR SOHBET


İMAM YILMAZER
İMAM YILMAZER İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ

Müzik Kutusu

YÖREMİZDEN

· Röportaj & Söyleşi

· Portreler

· Düğünlerimiz

· Yöre Yemekleri

· Telefon rehberi

· Tüzüğümüz

· Tarihçe

· Sponsorlar

ANKET
KÖY DEĞİRMENİMİZİ YENİDEN YAŞATALIM MI?

Köy değirmenimize tekrar hayat verelim.
Öncelikle tarlalarımızı yeniden ekmeye başlayalım.
Tarla üretimi için modern tarım eğitimi gereklidir
Üretim bizim neyimize biz sadece tüketelim mi?



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 13
Yorum: 0

KÜLTÜR & SANAT

· Araştıma

· Siir

· Edebiyat

· Fıkra

· Özlü Sözler

· Üniversiteli Gençlerimiz

· Varto Koğ Festivali

· Öykü

ZİYARETÇİ DEFTERİ
1:Başsağlı... (Baran)
2:Başsağlı... (Baran)
3:Ölüm ila... (ERDAL GÜNDOGDU)
4:Dostlar (turhanak)
5:TEŞEKKÜR... (idris)
6:BERFİN'İ... (bülent ŞAHİN)
7:bayram m... (kartal1903)
8:ben bada... (melahat gndoğdu)
9:YILMAZ..... (bülent ŞAHİN)
10:selam be... (kartal1903)

[ Tüm Mesajlar ]

Tv Linkleri

· VARTO TV

· NTV

· CNN TÜRK

· ATV 

· KANAL D 

· Düzgün TV 

· Su TV 

· Roj TV 

· Mezepotamya tv 

· Dem Tv 

· Yol Tv

Radyo Linkleri

· Radyo Umut 

· Radyo Mezepotamya

· Radyo Gımgım

· Wenge Tata

GAZETELER

· Radikal Gazetesi

· Gündem Gazetesi 

· Evrensel Gazetesi

· Birgün Gazetesi

· Bütün Gazeteler

Yeni web sitemiz

Değerli dostlar yeni sitemize içerik gönderebilirsiniz .Yaşadığınız bölgedeki özgül koşullarınızı, sorunlarınızı, umutlarınızı, beklentilerinizi ve köyümüzle ilgili bilgi ,belge , araştırmalarınızı, videolarınızı (Kısa olmak şartıyla) ve resimlerinizi bizimle paylaşırsanız, hem sitemiz için içerik olur hem de kendinizi bulabileceğiniz bir zemine sahip olacaksınız. Sitemiz; kapsayıcı ve her kesin kendisini ifade edebildiği demokratik bir platformu esas almıştır. Saygılarımızla

www. badankoyu.net yönetimi

Gönderilerinizi aşağıdaki email adreslerine gönderebilirsiniz

info@badankoyu.net veya haydar@badankoyu.net




POPÜLER RESİMLER

Tuyap 2~0.JPG
Tuyap 2~0.JPG
  
Tuyap 20.JPG
Tuyap 20.JPG
  
Tuyap 19.JPG
Tuyap 19.JPG
  
Tuyap 18.JPG
Tuyap 18.JPG
  
Tuyap 17.JPG
Tuyap 17.JPG
  
Tuyap 16.JPG
Tuyap 16.JPG
  
Tuyap 15.JPG
Tuyap 15.JPG
  
Tuyap 14.JPG
Tuyap 14.JPG
  

Fotoğraf Albümü


ŞİMDİ KUTSAL GAĞAN ZAMANI
Badan Köyünden

Yılın birinci ayı da ‘Asma Xızıri’ yani Hızır Ayı’dır. Köyümüz de bu ay kışın en şiddetli zamanıdır. Kar bazı yerlerde dizboyu ve bazı yerlerde ise metrelercedir.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 25.01.2012 Saat: 21:06 (34 okuma)
(Devamı... | 3274 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

VEFAT:KÖYLÜMÜZ ABİDİN DİNO GÜNDOĞDU SONSUZLUĞA YÜRÜDÜ
badanköyünden sondakika

Uzun süredir Cilt kanseri tedavisi gören köylümüz Abidin Dino Gündoğdu (69) amca tedavi gördüğü Balıkkesir Devlet Hastanesinde vefat etti.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 24.01.2012 Saat: 19:10 (65 okuma)
(Devamı... | 627 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 0)

VEFAT:KÖYLÜMÜZ MUSA YILDIZ AMCA SONSUZLUĞA YÜRÜDÜ
badanköyünden sondakika

Uzun süredir kanser tedavisi gören köylümüz Musa Yıldız (84) amca tedavi gördüğü Gaziosmanpaşa Bölge Hastanesinde vefat etti.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 24.01.2012 Saat: 18:55 (51 okuma)
(Devamı... | 493 byte kaldı | 1 yorum | Puan: 0)

VEKİLİMİZ ,ÖZGÜRLÜĞÜNDE KALDI GÖZLERİM ADLI ROMAN İÇİN AÇILAN SORUŞTURMA HAKKIN
Badan Köyünden

Değerli basın emekçileri, özgürlüklerimizin her anlamıyla kısıtlanmaya çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Halkların, demokratik meşru hakları ve talepleri, AKP iktidarı ve mensubu olduğu ideoloji tarafından görmezden geliniyor, yasakçı zihniyet dayatılıyor.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 23.01.2012 Saat: 20:32 (55 okuma)
(Devamı... | 5793 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

KÖYLÜ KIZIMIZ NAZLI GÜL (ZELAL) KALKAN JOKEY (BİNİCİLİK) KURSLARINA KATILMAK ÜZ
Badan Köyünden

Muş Spor il müdürlüğü sponsorluğunda binicilik ve Jokey konularında daha yetkin bir konuma gelebilmesi için Köyümüzün kızı Nazlı Gül (Zelal) Kalkan Eskişehir Spor İl müdürlüğü bünyesindeki kurslara katılmak üzere Eskişehir iline gitti.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 22.01.2012 Saat: 16:41 (45 okuma)
(Devamı... | 1355 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

KÖŞE YAZARIMIZ ERDOĞAN ZORTEYMUR'UN YENİ MAKALESİNİ SİZLERLE PAYLAŞIYORUZ
Badan Köyünden makaleler

İNSAN VE ÇEVRE FAKTÖRÜ

Çevre faktörü insan yaşamında önemli bir etkendir. Çünkü insan doğası gereği yanlız yaşayamaz. Dolayısıyla yaşamını çevresiyle bir bütünlük içerisinde devam ettirir. Bu bütünlüğün en önemli parçasını aile oluşturur.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 19.01.2012 Saat: 20:53 (38 okuma)
(Devamı... | 7883 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

VEKİLİMİZ DEMİR ÇELİK VARTO -KARLIOVA-ERZURUM KARAYOLU İÇİN SORU ÖNERGESİ VER
Badan Köyünden

Vekilimiz Demir ÇELİK Muş-Varto- Karlıova- Erzurum arasındaki kara ulaşımını büyük oranda kısaltacak karayolu için Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevaplaması için soru önergesi verdi.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 18.01.2012 Saat: 19:55 (54 okuma)
(Devamı... | 2962 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

ÖRGÜT YOK; TUNCEL'e BERAAT, HAYAL'e MÜEBBET
Badan Köyünden

Hrant Dink cinayeti davası, beş yılın ardından 25. duruşmada karara bağlandı. Örgüt suçundan tüm sanıklar beraat ederken, Yasin Hayal müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Tuncel ise Dink cinayetinden beraat ederken, Mc Donalds bombalamasından ceza aldı.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 17.01.2012 Saat: 19:41 (31 okuma)
(Devamı... | 1669 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

KÖYLÜMÜZ BDP MİLLETVEKİLİ DEMİR ÇELİK’İN ÖZGÜRLÜĞÜNDE KALDI GÖZLERİM ADLI KİTABI
Badan Köyünden

Köylümüz BDP Milletvekili Demir Çelik Özgürlüğünde Kaldı Gözlerim adlı ilk kitabı ile şimdide ADANA’da Çukurova 5. Kitap Fuar’ında (TUYAP) 14 Ocak Cumartesi günü saat 13:00’te kitabının tanıtımı ve imza günü ile okurları ile buluşacak.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 11.01.2012 Saat: 20:13 (71 okuma)
(Devamı... | 1491 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

DEMİR ÇELİK ULUDERE İÇİN SORU ÖNERGESİ VERDİ
Badan Köyünden

BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, Şırnak’ın Uludere ilçesi Roboski (Ortasu) köyünde savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 35 sivilin hayatını kaybetmesi ile verdiği soru önergesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bombalama emrinin hangi istihbarata dayandırılarak gerçekleştirildiğini sordu.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 08.01.2012 Saat: 20:05 (75 okuma)
(Devamı... | 2649 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

MAKALE: HANGİ YENİ YIL
Badan Köyünden makaleler

Bir yılı daha geride bıraktık. Diyalektik her zaman olduğu gibi yine hükmünü sürdürdü. Acı ve sevinci başarı ve başarısızlığı iç içe yaşadık.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 31.12.2011 Saat: 19:33 (48 okuma)
(Devamı... | 3712 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

MARAŞ ANMASINA JANDARMA SALDIRISI
Badan Köyünden

19-24 Aralık 1978 tarihleri arasında Maraş’ta Aleviler’e yönelik katliamın yıldönümünde kentteki anmaya valilik izin vermedi.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 24.12.2011 Saat: 17:52 (49 okuma)
(Devamı... | 5126 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

KÖŞE YAZARIMIZ M.HANEFİ VURAL’IN YENİ MAKALESİNİ SİZLERLE PAYLAŞIYORUZ
Badan Köyünden makaleler

1978’de 19 Aralık günü başlayıp 26 Aralıkta son bulan olaylarda resmi kayıtlara göre 100’ün, halkın kayıtlarına göre 500’ün üzerinde insan öldürüldü.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 21.12.2011 Saat: 19:58 (87 okuma)
(Devamı... | 4932 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 5)

KESK ÜYELERİ SESİNİ GREVLE DUYURDU
Badan Köyünden

KESK’e bağlı sendikaların üyeleri iş bıraktı. Sağlık, eğitim, kamu ve belediye çalışanları tam gün grev yaptı. Akşam saatlerinde düzenlenen yürüyüşe de katılım yoğundu
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 21.12.2011 Saat: 19:17 (54 okuma)
(Devamı... | 2589 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

VARTO HALKI 17 ARALIKTA EYLEMDE OLACAK
Badan Köyünden

Varto Halkı'nın HES konusundaki kararlılığı artarak devam ediyor. Bölgeden son olarak altı çizilmesi gereken bir gelişme gündemde. 17 Aralık Cumartesi günü Goşkar Vadisine Baraj yapılmasın diyen tüm duyarlı çevrelerin, siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin bunun yanısıra değişik köylerden soruna ilgi gösteren yüzlerce insanın bu yürüyüşte buluşması bekleniyor.
 

Gönderen: badankoyu Tarih: 15.12.2011 Saat: 22:26 (124 okuma)
(Devamı... | 859 byte kaldı | yorumlar? | Puan: 0)

784 _STORIES (53 _PAGES, 15 _PERPAGE)
[ 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | 47 | 48 | 49 | 50 | 51 | 52 | 53 ]
Röportajlar

 FIRAT GÜNEŞ : FIRAT GÜNEŞ İLE SÖYLEŞİ (747 Okuma)
 MAYPIROZ NENE : MAYPIROZ NENE İLE GÜZEL BİR SOHBET (1331 Okuma)
 ALİ RIZA VURAL : ALİ RIZA VURAL İLE SÖYLEŞİMİZ (1972 Okuma)
 İMAM YILMAZER : İMAM YILMAZER İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ (1300 Okuma)
 HAYDAR BİNGÖL : HAYDAR BİNGÖL İLE SÖYLEŞİ (1676 Okuma)
 ALİ BİNGÖL : ALİ BİNGÖL İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ (2200 Okuma)
 M.REŞAT ZORTEYMUR : REŞAT ZORTEYMUR İLE GÜZEL BİR SÖYLEŞİ (2197 Okuma)
 Demir Çelik : BAŞKAN DEMİR ÇELİK İLE SÖYLEŞİMİZ (3732 Okuma)
[ Devamı... ]

FAVORİ RESİMLER

yoldas2.jpg
765 görüntüleme
  
yün yıkanması.jpg
740 görüntüleme
  
çoloğlu 4.JPG
591 görüntüleme
  
IMGA0965.JPG
567 görüntüleme
  
amojun eyşe.jpg
563 görüntüleme
  

Fotoğraf Albümü


PROJELERİMİZ

· Kültür Merkezi***

· Ağaçlandırma

· Organik Tarım

· Alt Yapı Projesi***

· İçme Suyu

· Çevre Temizliği ***

· Köy Etkinlikleri ***

· Yapılan Katkılar*YENİ*

KULLANICI BİLGİSİ
Ip Numaraniz: 38.107.179.221
 Hoşgeldin
Üye Ol
Yanlis Parola

Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin:
 

Site Üye Bilgisi:
Bugün: 0
Dün: 0
Bekleyen: 0
Toplam Üye: 903
Son: Jan 17, 2012memis Jan 17, 2012zeyra Jan 15, 2012fadile Jan 14, 2012umut1 Jan 13, 2012ronial Jan 12, 2012koza Jan 12, 2012hozan Jan 08, 2012weroj1 Dec 25, 2011hagdess Dec 17, 2011Azad49
Baglanti Bilgileri:
Misafirler: 248
Üyeler: 0
Toplam: 248

Bağlı Üye
Misafir: 59
Üye: 0
Toplam: 59

Toplam Hit
 Bugün: 1242
 Dün: 3564
 Toplam: 2211524
İstatistikler
We use PHP Nuke8
There are 1 Admins
There is 784 news stories
There is 28 Topics in the forums
There is 0 downloads

Baglantilar:
Ziyaretçi: 59 01: 188.143.232.XXX  02: 178.238.232.XXX  03: 178.162.191.XX  04: 89.149.223.XXX  05: 66.249.72.XX  06: 65.52.108.XX  07: 180.76.5.XX  08: 180.76.5.XXX  09: 65.52.104.XX  10: 84.32.116.XX  11: 180.76.5.XXX  12: 176.34.250.XXX  13: 180.76.5.XX  14: 180.76.6.XXX  15: 180.76.5.XX  16: 176.8.88.XX  17: 178.238.232.XXX  18: 27.2.0.XX  19: 38.107.179.XXX  20: 178.238.234.XXX  21: 180.76.6.XX  22: 92.47.180.XX  23: 81.0.104.XXX  24: 180.76.5.XX  25: 207.46.194.XX  26: 180.76.5.XX  27: 86.96.226.XX  28: 82.148.109.XX  29: 78.159.112.XXX  30: 173.44.37.XXX  31: 178.238.232.XXX  32: 180.76.5.XXX  33: 87.237.113.XXX  34: 207.46.192.XX  35: 212.95.32.XX  36: 94.23.14.XXX  37: 107.22.199.XXX  38: 180.76.5.XX  39: 176.8.90.X  40: 173.44.37.XXX  41: 195.229.241.XXX  42: 217.28.177.XX  43: 173.44.37.XXX  44: 180.76.5.XX  45: 207.46.192.XX  46: 180.76.5.XXX  47: 207.46.13.XXX  48: 207.46.192.XX  49: 61.54.26.XX  50: 180.76.6.XXX  51: 173.44.37.XXX  52: 157.55.17.XXX  53: 85.195.138.XX  54: 180.76.5.XX  55: 178.238.236.XXX  56: 80.154.107.XXX  57: 94.183.246.XXX  58: 180.76.5.XXX  59: 176.31.89.XXX

Üye: 0


Şu ana kadar
2211524
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: May 2006
Bu Gün Ençok 7

KÖŞE YAZILARI

AKMAN GEDİK
BİR DÜŞÜN SAKLISINDA


ALİM DOĞAN
HANGİ YENİ YIL


AV. EYLEM BİNGÖL
İŞE İADE DAVASI VE SONUÇLARI


Erdoğan ZORTEYMUR
İnsan ve Çevre Faktörü


Etem Yıldız
AYNAYI KENDİNE TUTMAK


Fırat GÜNEŞ
EY BARIŞ


Kamer ÖZDEMİR
TOPRAK


Kenan BiNGOL
YAŞAMA DAİR


M.Hanefi VURAL
NAMUS VE VİCDAN

BADAN RADYOSU

ÖZEL MENÜ

· Badan Köyü Coğrafyası

· Yaylalarımız

· Doğal Güzelliklerimiz

· Tarım

· Hayvancılık

· Ziyaret Yerlerimiz

SON EKLENEN RESİMLER

Tuyap 2~0.JPG
Tuyap 2~0.JPG


Tuyap 20.JPG
Tuyap 20.JPG


Tuyap 19.JPG
Tuyap 19.JPG


Tuyap 18.JPG
Tuyap 18.JPG


Tuyap 17.JPG
Tuyap 17.JPG


Tuyap 16.JPG
Tuyap 16.JPG


Tuyap 15.JPG
Tuyap 15.JPG


Tuyap 14.JPG
Tuyap 14.JPG


Tuyap 13.JPG
Tuyap 13.JPG


Tuyap 12.JPG
Tuyap 12.JPG


Fotoğraf Albümü

Dost Siteler

. Cıvarka köyü

. Grup Çağdaş

· Tatan Köyü

· Sarıc Köyü

. Varto sitesi

· Gulık Köyü

· Omcalılar Sitesi

· Fersoylular Sitesi

· Ünaldi Koyü

· Vartoder

· Tuzluca-Mkail Köyü

 

 

 

SON DAKİKA

E-Devlet Linkleri
 
Online Hizmetler

FAVORİ RESİMLER 1

yoldas2.jpg
765 görüntüleme


yün yıkanması.jpg
740 görüntüleme


çoloğlu 4.JPG
591 görüntüleme


IMGA0965.JPG
567 görüntüleme


amojun eyşe.jpg
563 görüntüleme


Fotoğraf Albümü

SAĞLIK KÖŞESİ
 ..::Saglik::..
     Böbrek Sagligi
     Göz Sagligi
     Kalp Damar
     Kulak Burun Bogaz
     Kanser
     Bulasici Hastaliklar
     Kadin Sagligi
     Erkek Sagligi
     Çocuk Sagligi
     Çocuk Sagligi 2
     Çocuk Hastalikları
     Gebelik
     Bebekler
     Ilk Yardim
     Ilk Yardim 2
     Hastaliklar
     Dis Sagligi
     Genel Saglik

HABER ARŞİVİ

 

ŞİMDİ KUTSAL GAĞAN ZAMANI
  

Yılın birinci ayı da ‘Asma Xızıri’ yani Hızır Ayı’dır. Köyümüz de bu ay kışın en şiddetli zamanıdır. Kar bazı yerlerde dizboyu ve bazı yerlerde ise metrelercedir.
Ya Xızır, Tı Wayırê Bêkesana

Varto ve çevresinde kutsal Gağan, yani onikinci aydan sonra gelen yeni yıla ‘Padisawo Newe’ yani, Yeni Padişah deriz. Yılın birinci ayın ortaları ile ikinci ayın ilk iki haftası ‘Asma Xızıri’ yani Hızır Ayı’dır. Köyümüz ve cıvarında bu ay kışın en şiddetli zamanıdır. Kar bazı yerlerde dizboyu ve bazı yerlerde ise metrelercedir. Yol ve yolaklar kapanır, kara batmamak için ‘Leken’ denilen kar ayakkabılarıyla gezilir veya çalışılır.

Karga ve serçeler evlerin saçaklarına konar ve bir parça yiyecek beklerler. Ahırdan, gübreliğe taze gübre atıldığında, bekleşen kuşların cümlesi atılan gübrenin başına konarak zahire taneleri aramaya başlarlar. Aslında yiyecek bekleyen ala kargaların ötüşü, yöre insanlarımıza gelecek bir haberin müjdesi gibi algılanır. Ev sahibesi, ‘Ala kargam, niye öyle acı acı ötüyorsun? Bize hayırlı haberler gelsin. Mijdanatüya xere!’ der ve eve girip bir miktar darı, buğday veya arpa getirip kuşların önüne serper ve ala karga da müjdesi yerine atılan yemden nasiplenir.

Kışlık zahiresini tam hazırlayamamış yoksul ailelerde vardı. Kış gününde zahire temin edebilme umuduyla insanlarımız yollara düşerdi. Sırta alınan zahire yüküyle yani ‘Salağe’ ayaklarda lekenlerle eve doğru yola koyulurdu yolcu. Bu ay içinde bölge insanlarımızın en çok söylediği dua, bu yolcularla ilgiliydi. Derlerdi ki: ‘Dar zaman da yetişen Xızır, şu kış günü kar ve fırtına da yola çıkmış veya yollarda kapanıp kalmış yolculara yardım et. Kimsenin gözünü yollarda bırakma.’

Bazı evlerde de sonbaharda toplanıp, taş üzerinde döğülmüş ve sonra kurutulmuş ahlat armut kurusu ki buna köyde kağ’ derdik. Ve üğütülmüş halline de ‘Qauta süre denilir di. Bundan da Xızır qauto yapılırdı. Mayhoş olduğu için biz onu daha çok severek yerdik.

Bölge insanlarımızın bazıları, bilhassa yaşlılar üç gün Xızır orucu tutarlardı. Örneğin, bizim badan köyünde kışın en çetin olduğu bu ayda greboğaya gidilemezdi ama ona nazır bir şekilde niyaz edilir .Lokma dağıtılırdı sonra ‘kale sipi ye yani Xızır pınarının başına giderler, orada lokmalar dağıtılır, kurban kesilir, evde tereyağına ve balmumuna batırılmış bez şeritlerinden yapılan mumlar yakılır, Xızır pınarının tatlı suyu bol bol içilirdi

Ve dua edilirdi bol bol

‘Ya Hızır, sen önce konu komsularımıza, öksüzlere, hastalara, yaşlılara, biçarelere, doğum sancıları çekmekte olan hamile kadınlara, bu karda kışta yollara düşmüş yolculara, dağda bayırda açlık çeken kurda kuşa, kanadı yaralı olup da uçamayan serçeye yardım et ve en sonunda da bizi rahmetinden mahrum bırakma’ ile biten ve bencillikten uzak insancıl ve toplumsal içerikli dua ile biterdi yakarmamız.

Köyümüz de ayrıca koribaba daki mezarlığa gidilir ve ölüler adına da mumlar yakılır ve dualar edilir.

Her kesin kendi dili, inancı ve kültürü ile özgürce yaşadığı bir ülke özlemi ile...Xızır yardımcınız olsun.


 

VEFAT:KÖYLÜMÜZ ABİDİN DİNO GÜNDOĞDU SONSUZLUĞA YÜRÜDÜ
  

Uzun süredir Cilt kanseri tedavisi gören köylümüz Abidin Dino Gündoğdu (69) amca tedavi gördüğü Balıkkesir Devlet Hastanesinde vefat etti.
Cenazesi 25 .01.2012 Çarşamba günü Susurluktaki evinden alınarak Susurluk ilçe mezarlığında toprağa verilecektir.

Biz www.badankoyu.net yönetimi olarak başımız sağolsun diyor kederli ailesine sabır dili yoruz.

İrtibat Tel: 0 505 7964844( Kızı lale Gündoğdu’nun cep telefonu)

0 505 7752958 (Oğlu Serkan Gündoğdu’nun cep telefonu)

 

VEFAT:KÖYLÜMÜZ MUSA YILDIZ AMCA SONSUZLUĞA YÜRÜDÜ
  

Uzun süredir kanser tedavisi gören köylümüz Musa Yıldız (84) amca tedavi gördüğü Gaziosmanpaşa Bölge Hastanesinde vefat etti.
Cenazesi İstanbul Gazi mahallesi cem evinden kaldırılarak Gazi mezarlığında toprağa verildi.

Biz www.badankoyu.net yönetimi olarak başımız sağolsun diyor kederli ailesine sabır diliyoruz..

İrtibat Tel: 0 537 3714684 ( Kazım Yıldız’ın cep telefonu)

 

VEKİLİMİZ ,ÖZGÜRLÜĞÜNDE KALDI GÖZLERİM ADLI ROMAN İÇİN AÇILAN SORUŞTURMA HAKKIN
  

Değerli basın emekçileri, özgürlüklerimizin her anlamıyla kısıtlanmaya çalışıldığı bir dönemden geçiyoruz. Halkların, demokratik meşru hakları ve talepleri, AKP iktidarı ve mensubu olduğu ideoloji tarafından görmezden geliniyor, yasakçı zihniyet dayatılıyor.
Her alanda fütursuzca uygulamaya sokulan inkâr, siyasi kırım ve imha politikaları bireylerin fiziki özgürlüklerini dört duvar arasına kapatmaya, eş zamanlı olarak da bireylerin ve halkların en meşru hakları olan düşünme, yazma, söylem ve ifade ise elle tutulur bir sebep göstermeden yasaklama yoluna gidiliyor. AKP iktidarı tarafından uygulanan sözde ileri demokrasi söylemleri ve bununla beraber siyasi, sosyal ve düşünsel anlamda topyekûn inkâr, siyasi kırım ve imha politikaları göstermektedir ki, ülke ve iktidar totaliter bir rejime doğru hızla eviril-mektedir. Hükümetin hafiyesi gibi çalışan Özel Yetkili Mahkemeler ve savcılar, adalet ve hukuk duygusundan yoksun, özgürlükleri kısıtlayıcı bir düsturla özgür düşünceye ve ifade özgürlüğüne bile tahammül gösteremez hale gelmiştir.

Demokratik, siyasi ve meşru kapıların yüzümüze kapatılmaya çalışıldığı bir dönemde, Diyarbakır Cumhuriyet başsavcısı tarafından, kaleme almış olduğum “Özgürlüğünde Kaldı Gözlerim” adlı romanım için, “terör örgütü propagandası” yaptığı gerekçe gösterilerek soruşturma başlatılmıştır. Bununla da yetinmeyen “Başsavcılar” kitabımın çıktığı ARAM Yayınevinin basmış olduğu beş ayrı kitap içinde, aynı gerekçe ile soruşturma başlatmış durumdalar. Üstelik altı ayrı kitap için beş ayrı savcı görevlendirilmiş. Kitabım için ve diğer kitaplar için açılan soruşturmalar mesnetsiz, akıl dışı ithamlarda bulunularak, özgür düşünce ve ifade özgürlüğü devlet eliyle “terörize” etme, özgür bireye ve düşünceye pranga vurmak istenmektedir. Kitabıma addedilen suçlamaya dönük olarak, soruşturma başlatan Cumhuriyet başsavcısı, bu suçlamayı herhangi bir delil, ya da kitabın şu sayfasında, şu paragrafta veya şu cümlesinde “terör örgütü propagandası” yapılmıştır gibi somut bir delil ortaya koymadan, Aram Yayınevine 20 Bin Türk lirası para cezası kesmiştir. Özgür düşüncenin mecraları bu yıldırma politikalarıyla kafes altına alınmak istenmektedir.

Ülkemizde Cumhuriyet tarihi boyunca birçok kitap ve yayın, haklarında toplatma kararı çıkartılarak yasaklara maruz bırakılmıştır. Zaman zaman bu uygulamayla da yetinilmeyerek bu kitap ve yayınların yazarları, yayınevleri, matbaaları ve hatta okuyucuları mahkemelerce belirlenen cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakılarak özgür düşünme, yaşama ve yazma hakları ellerinden alınmıştır. Özellikle 12 Eylül Darbesi öncesi ve sonrasında kitap, düşünce ve bileşenlerine uygulanan baskılar devletin resmi ideolojisi halini almıştır. 2005 yılı öncesinde toplamda 23 bin kitabın yasaklı olduğu hatırlandığında, bu durumun vahameti açıkça ortaya çıkmaktadır. Halen yetmiş civarında gazeteci, yazar ve yayıncı özgürlükleri kısıtlanarak cezaevlerinde tutulmaktadırlar.

Kitabım haricinde hakkında soruşturma açılan ve ARAM Yayınevi tarafından basılan diğer kitaplar şöyledir:

1-Fevzi YETKİN’in ‘Dörtlerin Gecesi’ adlı kitabı.

2- Rojbin PERİŞAN’ın ‘Gözyaşımın Ağıdıydı Seni Beklemek’ adlı kitabı.

3- Sinan ŞAHİN’in ‘Kimin İslamı’ adlı kitabı.

4- İrfan WELAT’ın ‘5 Nolu Cezaevi’ adlı kitabı.

5- Musa ANTER’ in ‘Vakayiname’ ve ‘ Ülke ve Gündem Yazıları’ adlı kitapları.

Fevzi YETKİN’in “Dörtlerin Gecesi” adlı kitabı aynı yayınevinden Yedi defa basılmış ve hakkında ki Diyarbakır Altıncı Ağır Ceza mahkemesinin yayınlanabilir kararına rağmen soruşturmaya dâhil edilmiştir. Mahkemenin yayınlanabilir kararı karşısında bile fütursuzca hareket eden savcılar, kendi hukuk sistemlerini de hiçe sayarak tam bir hukuksuzluk oyunu sergilemektedirler.

Devlet eliyle inşa edilmiş cezaevlerinin duvarlarından, askeri birliklerden onlarca kemik, kafatası ve katledilen yüzlerce insanın izleri çıkarken, bu gerçeklikle yüzleşmesi ve hesap vermesi gereken hükümet, tüm enerjisini muhaliflere yönelterek, kendi sorumluluklarını bertaraf etmenin peşine düşmüştür.

Kürt Aydın ve yazarı Sayın Musa ANTER’ in katledilişini ve diğer faili meçhul cinayetleri tam anlamıyla aydınlatmaktan aciz içinde olan savcılar, güçlerini katilleri ve bağlı oldukları diğer bileşenleri bulmaya ve on yıllardır süre gelen faili meçhul cinayetleri aydınlatmaya harcamaları gerekirken, Anter’ in kitaplarına soruşturma açmayı daha kolay bulmuşa benziyorlar.

Şırnak Roboski’ de yaşanan ve 34 yurttaşımızın öldüğü katliamın üzerinden onca vakit geçmesine karşın hala harekete geçemeyen yine aynı sayın savcılar, söz konusu özgür düşünce ve ifade özgürlüğü olunca dört bir koldan birlik içinde, “adaleti” tecelli ettirmenin peşine düşmektedirler. Bu hukuksuzluğun ve kendini bilmezliğin mimarı AKP iktidarıdır. Gazeteci Hırant DİNK’ in katledilişini bile kendini bilmez birkaç gencin yaptığı adi bir suç olarak gösteren ve herhangi bir örgüt ile ilgili olmadığına hükmeden bu adalet sistemi, eli silah tutanları değil, kalemiyle, düşüncesiyle savaşanları hedefine koymaktadır.

Bu hukuksuzluk karşısında sesimizi daha gür çıkartmayı, demokratik meşru haklarımızın yılmaz birer savunucusu olarak doğruları söylemeyi kendimize görev olarak kabul ediyoruz. Tüm bu faşizan politikalar karşısında inancımızı yitirmeden demokratik meşru yollarla haklarımızı aramaya devam edeceğiz. Aksi halde sessiz kaldığımız her an, bizi ortaçağ dehlizlerinden daha karanlık ve derin kuyulara mahkûm edecektir. Tüm yurttaşlarımıza ve basına duyurulur.

DEMİR ÇELİK

BDP MUŞ MİLLETVEKİLİ

 

KÖYLÜ KIZIMIZ NAZLI GÜL (ZELAL) KALKAN JOKEY (BİNİCİLİK) KURSLARINA KATILMAK ÜZ
  

Muş Spor il müdürlüğü sponsorluğunda binicilik ve Jokey konularında daha yetkin bir konuma gelebilmesi için Köyümüzün kızı Nazlı Gül (Zelal) Kalkan Eskişehir Spor İl müdürlüğü bünyesindeki kurslara katılmak üzere Eskişehir iline gitti.
Bildiğiniz üzere Muş spor il müdürlüğünün organizasyonuyla köyümüzde at yarışları düzenlenmiş ve gerek ulasal gerekse de yerel medyada bayağı yankı bulmuştu. 14 yaşındaki kızımız Zelal’in başarısı günlerce konuşulmuş ilgili çevrelerin ilgi odağı haline gelmişti.

Daha öncede Muş Spor İl Müdürlüğünün takipli kursiyeri olarak Antalya Spor il müdürlüğü bünyesindeki kurslara katılarak binicilik konusunda eğitim kısa sürelide İstanbulda yabancıdil eğitimine alınan köylü kızımızın babası Alican Kalkan, Zelal’in daha profesyonelce çalışabilmesi için binicilik (jokey) sertifikası alması gerekiyordu. Bunu alması için ne gerekiyorsa yapacaklarını ve kızına çok güvendiğini bir baba olarak her türlü desteği sağlayacağını ayrıca Muş Anadolu Spor lisesinde ki eğitimini aksatmadan da yürüteceğini ifade etti.

Biz www.badankoyu.net yönetimi olarak genç kızımızın çalışmalarını sürekli takip edeceğiz. Kızımıza üstün başarılar diliyoruz.

www.badan koyu.net

 

KÖŞE YAZARIMIZ ERDOĞAN ZORTEYMUR\'UN YENİ MAKALESİNİ SİZLERLE PAYLAŞIYORUZ
  

İNSAN VE ÇEVRE FAKTÖRÜ

Çevre faktörü insan yaşamında önemli bir etkendir. Çünkü insan doğası gereği yanlız yaşayamaz. Dolayısıyla yaşamını çevresiyle bir bütünlük içerisinde devam ettirir. Bu bütünlüğün en önemli parçasını aile oluşturur.
İnsan ilk eğitimini ailesinden alıyor. Ailede başlayan eğitim okul hayatının başlamasıyla birlikte çevreden alınan eğitime dönüşüyor.Yani aile eğitimin başlangıcını yapıyor ama devamını okul ve sonunu da çevre getiriyor.

İnsanın gelişiminde elbette ailenin önemli bir rolü vardır. Ama bu yeterli olmuyor. Okul yaşamının bitmesi ve iş yaşamının başlamasıyla birlikte kişi ailesinden kopuyor. İşte bu noktada artık çevre faktörü devreye giriyor.Bu çevre; yaşadığı ülkedir, şehirdir, mahalledir, köydür, okuldur, akrabalardır, iş yaşamı ve edindiği arkadaşlıklardır. Aile ve çevre faktörüne bir de kişinin zeka seviyesini eklemek gerekiyor. Bu unsurlar kişiliğimizin gelişiminde belirleyici olmaktadır.

Aslında insanın özünde hayvandan bir farkı yoktur. Sadece üstünlüğü düşünmesi ve üretmesidir. Bu düşünme ve üretme sayesinde hayvanlığımızdan çıkıyoruz. Bunu sağlayan da aldığımız eğitimdir. İşte bu aldığımız eğitim bizi insan haline getiriyor. Kişi ailesinden iyi bir eğitim almışsa ve bunu okul eğitimiyle pekiştirmişse o kişi için artık cevre faktörü değil kendi düşüncesi ve kişiliği belirleyici oluyor. Yeri geldiği zaman çevresinde olup bitenleri sorgulayabiliyor. Çevresine uyum sağlama değil de yol gösterme seviyesine geliyor. Zaten toplumdaki tüm değişimler de böyle düşünen kişiler sayesinde oluyor.

Ama bakıyoruz genel olarak kişiler hep çevresiyle uyum içerisinde olmaya çalışıyorlar. Kişi ailesinden neyi görmüşse ve çevresi neyse hep ona göre hareket etmeye çalışıyor. Acaba ailem ve çevremde yanlışlar yok mudur arayışına girmez. Veya bu yanlışları görmezden gelir. Çünkü onun için önemli olan ailesine ve çevresine uyum sağlamaktır. Yaşamı boyunca da çevresi neyse o da o çevrenin bir parçası haline geliyor. Gelenek, görenek,örf,adet ne varsa o da onlara uyuyor. Çevre sünniyse o da sünnidir. Çevre aleviyse o da alevidir. Çevre sağcıysa o da sağcıdır. Çevre solcuysa o da solcudur. Çevre müslümansa o da müslümandır. Hıristiyansa o da hıristiyandır. Sıradan düşünen insanlar için bu hep böyle olmuştur. Onların çevresiyle ilgili en ufak bir kaygıları yoktur. Onlar için önemli olan çevresine uyum sağlamaktır.

Ama düşünen ve sorgulayan bir insan her şeyden önce şunu iyi bilir ki biz insanlar aynı atadan gelmekteyiz. Zamanla çoğalarak bu gün milyarları oluşturmuşuz. Rengi, dili,dini, ırkı ne olursa olsun ona göre insan insandır. Onu rengine, dinine ve ırkına göre değerlendirmez. Çünkü o şunu bilir ki bu kamplaşmalar hep çıkar ilişkileri temelinde olmuştur. Bu çıkar ilişkilerinin onları kamplara ayırdığını ve birbirine düşman haline getirdiğinin bilincindedir. O insanların Türk olması,Kürt olması, Müslüman olması, Hıristiyan olması onun için önemli değildir. Onun için önemli olan insan olmalarıdır. Kendisinin nasıl bir insan olarak yaşama hakkı varsa onların da bir yaşam haklarının olduğunun bilincindedir. Ve bu temelde hareket eder. Onlara en ufak bir kötülük yapmaktan kaçınır. Kendi çıkarını düşündüğü kadar diğer insanların da çıkarlarını düşünür. Yani kendi kişisel çıkarını toplumsal çıkara dönüştürmüştür. Onun için önemli olan toplumun huzur,refah ve mutluluğudur. Yaşamı boyunca da çevresindeki yanlışlara karşı mücadele eder. Çevresine uyum sağlama kaygısı yoktur. Tam tersine var olan yanlışlara karşı mücadele eder. Eğer bu gün insanlık yol alabilmişse böyle düşünen insanlar sayesinde yol almıştır. Bu uğurda çok bedel ödendi ve ödenmeye de devam edilecektir.

Şu insanoğlu ne kadar garip. İyilik, doğruluk,sevgi, kardeşlik,huzur, barış ve mutluluk dururken niçin bu kötülükler oluyor. Bunun temelinde ne var biliyor musunuz? Kahrolasıca insan egosu. Bu ego doğuştan mevcuttur. Sadece kendini düşünür. Yeri geldiği zaman da bu ego ne anne ne baba ne kardeş ne de arkadaşını tanıyor.Tamam kendini düşün de biraz da karşındakilerini düşün.Böyle düşünse sorun kalmayacak. Bu gün ülkeleri de yöneten yine insan. Eğer ülkesini düşündüğü kadar diğer ülkeleride düşünse bu kötülükler olmayacak. İşte bu insan egosu dindirilemediği sürece insanlık rahat bir nefes alamayacak. Çok ilginç bir tespit var. İnsanlık tarihi sadece ikiyüz küsür yıl savaşsız geçmiş. Ne kadar korkunç bir rakam. Ne var bu savaşların temelinde. Sadece çıkar çatışmaları. Başka ne neden olabilir ki...

Bakıyoruz savaşlar genellikle geri kalmış veya gelişmekte olan ülkelerde oluyor. Bu çatışmalar kardeş kavgasına kadar varabiliyor. Ülkemizde geçmişte alevi-sünni, sağ-sol çatışması vardı. Şimdi ise Türk-Kürt çatışmasını görüyoruz. Çünkü emperyalistlerin çıkarları söz konusudur. Onlar böl- parçala- yönet taktiğini kullanmaktadırlar. Ve bu temelde sömürülerini devam ettirmektedirler. Ne yazıkk ki bizler de buna alet oluyoruz. Bu çatışmalarda kim kaybediyor? Elbette ülke kaybediyor. Bakıyoruz bu çatışmalar uğruna o ülke, bütçesinin azımsanamayacak bir bölümünü bu çatışmalara ayırıyor. O harcadığı parayı savaşta değil de ülkesinin kalkınmasında kullansa ülkesi çok farklı bir noktaya gelecek. Çatışmaların taraftarları nedense bir araya gelemiyor. Var olan sorun bir türlü çözülmüyor. Kan ve göz yaşları arasında on yıllarca bu çatışmalar devam ediyor. Sadece ülkemizde mi var bu çatışmalar. Tabi ki hayır.Bakın nerede bir karışıklık varsa hep geri kalmış ülkelerde var. Niye gelişmiş ülkelerde bu savaşlar olmuyor. Bunu düşünmemiz gerekir.

Din uğruna, milliyetçilik uğruna kan ve göz yaşı dökmek cehalletten başka bir şey değildir. Bunu bir kenara bırakalım. Her şeyden önce insanın yaşama hakkına saygılı olmak gerekir. Sen nasıl yaşamak istiyorsan öldüreceğin insan da yaşamak istiyor. Bir insanı öldürmek o insana yapılmış en büyük kötülüktür. Bundan daha büyük bir kötülük olabilir mi?

Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi eğitimiyle orantılıdır. Eğitime önem veren ülkelerin çağdaş, uygar ülkeler olduklarını görüyoruz. Bu bir tesadüf değildir. Çünkü eğitimin bir ülkenin kalkınmasında önemli bir rolü vardır. Aile eğitimliyse doğan çocuk da bu eğitimden payını alıyor. Eğer ülkenin ve ailenin eğitim seviyesi düşükse doğan çocuk bundan etkileniyor. Bir toplumun eğitim seviyesi düşükse o toplumlarda kötülüklerin daha yaygın olduğunu görüyoruz. İnsanlar dürüst olamıyor, bencil oluyor, gözünü kırpmadan tavuk boğazlar gibi insanı boğazlıyabiliyor. Cahil oldukları için her türlü kötülüğe açık olabiliyor. Başkalarının yönlendirmesine rahat bir şekilde alet olabiliyor. İnsan sevgisinden nasibini alamamışlardır. İnsan olarak kendileriyle barışık değillerdir. İnsan olarak kendini sevemiyor ki başka insanları da sevsin. Çünkü kendini severse başka insanları da sevecektir. Kendisine sevgisi ve saygısı olmayanların başkalarına sevgisi ve saygısı olmayacaktır.

Ünlü bilim adamı Albert Einstein’ in bir sözü vardır; “ İnsanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor.” Gerçekten de insanlardaki önyargıyı yok etmek oldukça zor. Bunun için zamana gereksinim var. Şunu unutmayalım ki gerçeklerle hayaller her zaman yarış içindedir. Hayaller hep önde gider ama sonunda kazanan hep gerçek olmuştur.

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum. Duyarlı insanlar olalım. Çevre faktörünün etkisinde kalmayalım. Çoğunluğun düşündüğü her zaman doğru değildir. Genellikle sürü psikolojisi hakimdir. Çevremizde yanlışlar varsa bunlara karşı çıkalım. Bunu yaptığımız sürece hem kendimize hem de insanlığa katkıda bulunmuş oluruz. Bunun için bir bedel ödenecekse o bedeli de ödemeye hazır olalım. Hiç olmazsa bizden sonraki nesiller insanca yaşamış olurlar.


 

VEKİLİMİZ DEMİR ÇELİK VARTO -KARLIOVA-ERZURUM KARAYOLU İÇİN SORU ÖNERGESİ VER
  

Vekilimiz Demir ÇELİK Muş-Varto- Karlıova- Erzurum arasındaki kara ulaşımını büyük oranda kısaltacak karayolu için Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın cevaplaması için soru önergesi verdi.
Muş- Erzurum arasındaki kara ulaşımını büyük oranda kısaltacak, ayrıca Hınıs ve Varto ilçeleri ile bu ilçelere bağlı köylerin Bingöl veya Erzurum üzerinden büyük kentlere ulaşımını önemli oranda kolaylaştıracak olan karayolu ne yazık ki bölge halkının ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaktır. Bu güzergâh üzerindeki karayolları keskin virajlı ve aşırı bakımsız durumdadır.

Her yıl yeniden yapım onarım çalışmalarının yapıldığı bu karayolunda hem kullanılan malzeme kalitesi çok düşük hem de yenilenen asfalt 15-20 cm kalınlığında dökülmesi gerekirken 3,5-5 cm kalınlığında dökülmektedir. Üstelik teknik şartlar ve bölgenin coğrafi koşulları dikkate alınmadan gelişi güzel tarihlerde dökülen asfalt her sene yenilenmek zorunda kalınmaktadır. Son yedi yıl içerisinde alakalı alakasız dört bir yanda duble yollarla ülkenin çok sayıda noktası asfaltla kaplanırken Muş-Varto-Karlıova-Erzurum güzergahındaki yolun, çizimindeki hatalarla, yanlış geçirilen mevkilerle, parçalanmayan tepelerin etrafından dolanmasıyla büyük bir mühendislik hatası olduğu açıkça ortadır.

Bu sebepten her yıl maddi hasara ve can kayıplarına yol açan birçok trafik kazası meydana gelmektedir. Verilen onca söze rağmen bitirilemeyen Varto-Karlıova-Erzurum Karayolunun bir an evvel modern karayollarına dönüştürülmesi, Muş’u Patnos–Tutak ve Hamur üzerinden Ağrı’ya bağlayan Muş–Bulanık–Malazgirt yolları içinde aynı önemin gösterilmesi gerekmektedir. Özetlediğim bu gelişmeler nazara alındığında aşağıdaki sorularımın cevaplanması hâsıl olmuştur.

1-Bahsi geçen karayollarının güzergâhları neye göre belirlenmiştir?

2-Aşırı virajlı ve ciddi oranda bakımsız olan bu karayolları ne zaman yenilenerek modern bir görünüme kavuşacaktır? Bakanlığınızın bu konuyla ilgili bir çalışması mevcut mudur?

3-Karayollarında kullanılan malzemelerin kalitesi hangi standartlara göre belirlenmektedir?

4-Bahsi geçen karayollarındaki bakım-onarım çalışmaları hangi aralıklarla ve neye göre yapılmaktadır?

5-Muş-Bulanık-Malazgirt güzergâhında ki yol yapım çalışmaları hangi seviyededir? Bu yolu ne zaman bitirmeyi planlıyorsunuz?

6-Karayolları yapımında yüklenici firmalar ve kullandıkları malzemeler denetlenmekte midir?

7-Bahsi geçen karayollarında bu güne kadar kaç trafik kazası meydana gelmiştir? Bu kazalarda kaç kişi yaşamını yitirmiş ve kaç kişi yaralanmıştır?

8-Bahsi geçen karayollarında meydana gelen kazalarda Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ve Karayolları Genel müdürlüğünün ihmali hangi boyuttadır? İhmallerle ilgili olarak herhangi bir görevli hakkında işlem yapılmış mıdır?

 

ÖRGÜT YOK; TUNCEL\'e BERAAT, HAYAL\'e MÜEBBET
  

Hrant Dink cinayeti davası, beş yılın ardından 25. duruşmada karara bağlandı. Örgüt suçundan tüm sanıklar beraat ederken, Yasin Hayal müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Tuncel ise Dink cinayetinden beraat ederken, Mc Donalds bombalamasından ceza aldı.
İstanbul Şişli\'de 19 Ocak 2007\'de Agos gazetesi önünde öldürülen gazeteci Hrant Dink cinayeti davası, beş yılın ardından 25. duruşmada karara bağlandı.

Örgüt suçundan tüm sanıklar beraat ederken, diğer suçlamalarla ilgili kararlar şöyle:

* Yasin Hayal\'in tasarlayarak insan öldürmeye azmettirmekten ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına; Orhan Pamuk\'u tehdit etmekten üç ay, ruhsatsız silah bulundurmaktan bir yıl hapsine,

* Osman Hayal\'in her iki suçtan beraatine,

* Erhan Tuncel\'in silahlı terör örgütü üyeliği ve insan öldürmeye azmettirme suçundan beraatine,

* Salih Hacisalihoğlu ruhsatsız mermi bulundurmaktan 2 ay 15 gün hapsine,

* Erhan Tuncel Mc Donalds olayından dolayı 10 yıl 6 ay hapsine,

* Ersin Yolcu ve Ahmet İskender\'in tasarlayarak insan öldürmeye yardım etmekten dolayı 12 yıl 6\'şar ay hapsine, * Ahmet İskender\'in ruhsatsız silahtan dolayı 1 yıl hapsine karar verildi.

* İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink\'in öldürülmesine ilişkin davanın tutuklu sanıklarından Erhan Tuncel\'in tahliyesine karar verdi. Karar, Erhan Tuncel\'in tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak verildi. Yattığı süre aldığı cezaya karşılık sayıldı.

Bianet.

 

KÖYLÜMÜZ BDP MİLLETVEKİLİ DEMİR ÇELİK’İN ÖZGÜRLÜĞÜNDE KALDI GÖZLERİM ADLI KİTABI
  

Köylümüz BDP Milletvekili Demir Çelik Özgürlüğünde Kaldı Gözlerim adlı ilk kitabı ile şimdide ADANA’da Çukurova 5. Kitap Fuar’ında (TUYAP) 14 Ocak Cumartesi günü saat 13:00’te kitabının tanıtımı ve imza günü ile okurları ile buluşacak.
Adana Büyükşehir Belediyesi ve Altın Koza A.Ş.\'nin katkılarıyla düzenlenen Çukurova 5. Kitap Fuarı, TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi\'nde kapılarını açıyor. 200 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleşecek olan fuar kapsamında panel, söyleşi, şiir dinletisi ve çocuk etkinlikleri gibi 50 kültür etkinliği yapılacağı ve imza günlerinde 300 yazarın kitapseverlerle buluşacağı belirtildi.

Yazarımızın Aram yayınlarından 2 cilt ve toplamda 900 sayfa olarak çıkan kitap 1966 Varto depreminden günümüz Türkiye’sine kadar yaşanan siyasal ve toplumsal olayların romanlaştırılması ile irdelenerek kaleme alınmıştır.

Adana ve Mersin ‘de ikamet eden tüm köylülerimizi ve dostlarımızı bu anlamlı buluşmaya davet ediyoruz.

Daha öncede İstanbul TUYAP kitap fuarında20 Kasım ‘da okurları ile buluşan Yazarımız Demir Çelik’e başarılar diliyoruz.



Not. Adana 5.Kitap Fuarına gitmek için aşağıdaki krokiden yararlanabilirsiniz.




 

DEMİR ÇELİK ULUDERE İÇİN SORU ÖNERGESİ VERDİ
  

BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, Şırnak’ın Uludere ilçesi Roboski (Ortasu) köyünde savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 35 sivilin hayatını kaybetmesi ile verdiği soru önergesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bombalama emrinin hangi istihbarata dayandırılarak gerçekleştirildiğini sordu.
Önergede, istihbaratın kim ya da kimler tarafından sağlandığı soruldu.

Çelik’in önergesinde şu ifadeler yer aldı: “Ucuz mazot için Kuzey Irak sınırını geçerek kaçakçılık yapan çoğu lise ve ilköğretim öğrencisi otuz beş genç, askeri bir operasyonla F16 uçakları tarafından bombalanarak katledilmişlerdir. Bölgede uzun yıllardır yaşanan savaş ve bölgeye yapılmayan yatırımlar neticesinde bölge halkları ya göçe zorlanmış ya da korucu olmaları baskısıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Dolayısıyla yaşam koşulları giderek kötüleşen ve sosyo-ekonomik anlamda yoksulluğun alt sınırında bulunan yurttaşlarımız gerekli istihdam sağlanamadığı için kaçakçılık olarak bilinen faaliyetler içerisine girmişlerdir. Bahsi geçen Uludere bölgesindeki köylülerin anlatımlarıyla uzun yıllardır bölge komutanlarının bilgisi dâhilide bu kaçakçılık faaliyetleri gerçekleştirilmektedir.

Olayın gerçekleştirildiği günün öncesinde de kaçakçıkların sınırı geçeceği, bölge komutanlarının bilgisi dâhilindedir. Köylüler dönüş yolundayken asker tarafından yolları kesilmiş ve başka bir bölgeye, katliamın yapıldığı bölgeye doğru yönlendirilmişlerdir. Bombalama sonrası köylüler yaralılar için 112 Acil hattından Ambulans istemişler fakat bölgeye yönlendirilen Ambulanslar asker tarafından gece bahane edilerek ancak bölgeye girişlerine sabah saatlerinde izin verilmiştir. Bu durumda can kaybını arttırmıştır. Özetlediğim bu gelişmeler nazara alındığında aşağıdaki sorularımın cevaplanması önem arz etmektedir.

Uzun yıllardır bölgede gerçekleşen kaçakçılık faaliyetlerinden bölge komutanlarının bilgisi ve haberi var mıdır? Bu komutanlar kaçakçılarla iş birliği içerisinde midir? Komutanlar hakkında soruşturmanız mevcut mudur? Bombalama emri hangi istihbarata dayandırılarak gerçekleşmiştir? İstihbarat kim ya da kimler tarafından sağlanmıştır?

Gece bahane edilerek bölgeye sokulmayan Ambulanslar kim tarafından durdurulmuştur? Can kaybı sayısını artıran bu durumun sorumlusu kimdir? Sorumlular hakkında soruşturma başlattınız mı?

Bombalamayı gerçekleştiren uçaklar ile koordinasyon merkezi arasındaki ses ve görüntü kayıtları mevcut mudur? Bu verileri kamuoyuyla paylaşmayı düşünüyor musunuz?”

Muş`un Sesi Gazetesi

 

MAKALE: HANGİ YENİ YIL
  

Bir yılı daha geride bıraktık. Diyalektik her zaman olduğu gibi yine hükmünü sürdürdü. Acı ve sevinci başarı ve başarısızlığı iç içe yaşadık.
Geçen yıllarda olduğu gibi devletin azgın terörü, sömürüsü ve kimliksizleştirme poitikası, sahte alevi çalıştayları, kürt açılımları, sahte göz yaşlarıyla Ahmet Kaya ya sahip çıkmaları, ülkemizi Amerika nın füze kalkanı haline getirilmesi gibi. En son da…

Şırnak ın Uludere İlçesine bağlı Roboski köyü sakinlerine yönelik olarak TSK tarafından gerçekleştirilen hava saldırısında yoksul yaşamlarını kaçakçılık yaparak sürdürmeye çalışan silahsız yaşları 12 ila 25 arasında değişen 35 sivil kürt genci katledildi. Savaş bir kez daha bu topraklarda çoğunluğu çocuk masum insanların yaşamını yitirmesine neden olmuştur.

Lanet olsun bu acıyı yaşatanlara bu acıyı yaşamayı bu halka reva görenlere. Hangi özür ve hangi devlet sorgulaması soruşturması, hangi devlet yetkilisinin istifası bu katliamın acısını dindirebilir ki!

Hani inanın ki, Yeni Yılda Barış dilemek isterdim herkese, binlerce ölümü fark etmeden, öğretilmiş şiddetin kutsandığı yılları unutmadan.. Şiddet ve gerilimden beslenen siyasetin, barıştan çok uzakta ikamet ettiğini gizlemeden…

Hani bende herkes gibi Mutlu Seneler dilemek isterim dostlarıma, bize yutturulan masalları ve yaşatılan geçmiş mutsuz yılları gizlemeden.

Hani Yeni Yılda Bol Şans dilemek isterim aslında dostlarıma, bilsem ki inandırılmış sahte masalların ve yaşadıklarımızın aslında başkalarının bol şansına dönüştüğünü gizlemeden.

Hani kim istemez Yeni Yılda Herkese Eşitlik ? Bende dostlarımın en demokratik hakları olan eşitlik hakkını yıllardır kullanmadan yaşadığı gerçeğini gizlemeden, 2012 yılında bu hakka kavuşmasını dilemek ve temenni etmenin gecikmiş acısını hissederek de olsa dile getirmez miyim?

Hani bende Yeni Yılda Sağlık dileklerimi esirgemem dostlarımdan, parasız sağlık hizmeti alma hakkının gasp edilmesini, sağlığının paraya teslim odluğu gerçeğini örtmeden ve AKP ile Paran kadar sağlık sistemi yasallaşınca, inan ki ben dostlarıma eskisinden daha da çok sağlık diliyorum.

Hani Yeni Yılda Başarı dilemeden olmaz. Ama eğitim sistemimiz, çocuklarımızı tornadan çıkmış, edilgen, itaatkar kılarak, tek tip vatandaş üretime hizmet ederken, hani bu eğitimde başarı dilemek ve temenni de bulunmak zor geliyor bana. Ama başarının da çağdaş, demokratik, katılımcı, özerk bir eğitimden geçtiği ve birde YÖK süz olması gerçeğini kabul etmeden de, Başarı nasıl dilenir bilmem ki?

Kelimelerimle yeniden konuşkan cümleler kurmalıyım. Kuracağımız sözcükler, silahların tetiklerinde titreyen parmaklarımız bir sazın tellerinde, bir sevginin tenlerinde gezinsin artık. Kuracağımız sözcükte, kan ve barut, ateş ve yangın olmasın.. Öfke olmasın, nefret çığlık olmasın. Ekmeğin guğusu, nergizin kokusu olsun... İçinde vicdan olsun... Pişmanlık değil, katılım olsun... Anlaşma, kucaklaşma olsun...

Korkularla yönetilen, kutuplaşmalara esir düşmüş, kendi içine kapanmış, inkarcı, gergin ve hırçın bir Türkiye yi istemiyoruz. Türkiye nin özgür düşünebilen, farklılıklardan korkmayan, herkese eşit yasal olanaklar sunan; kendine güvenen, başkasının güdümüne girmeyen, potansiyelini ve insanlarını harcamayan demokratik, halkların kardeş olduğu bir Türkiye istiyoruz.

Sevmeyi ve sevilmeyi bilenlerin sıcaklığıyla yeni yılınızı kutluyorum. İyiliğin, ışığın ve temiz kalmayı başarmış insanların yürekleri korusun sizleri .

Alim Doğan

 

MARAŞ ANMASINA JANDARMA SALDIRISI
  

19-24 Aralık 1978 tarihleri arasında Maraş’ta Aleviler’e yönelik katliamın yıldönümünde kentteki anmaya valilik izin vermedi.
Buna rağmen Narlı’da buluşup kentte açıklama yapmak isteyen Aleviler’e bugün barikat kuruldu, jandarma saldırıda bulundu.

Anma mitingi için Narlı’ya gelen CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat, “insanlık tarihinin en acı olaylarından yaşanan bu katliamın gerçek suçluları halen yargılanmadı. Araştırma Komisyonu kurulaması. Bu katliamı anmayı kimse engelleyemez. Bu ayıptan kurtulmak için TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulmalıdır. Dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş konuştu. Dönemin Vali Vekili Abdulkadir Aksu’da gerçekleri açıklamalıdır.”

BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, “Maraş katliamı planlı, özel harp dairesinin örgütlediği bir katliamdır. Sorumluları halen açığa çıkartılmadı. Anma izin vermemek çok vahim bir durumdur. Valiliğin engelleme gerekçesi özrü kabahatinden büyüktür. Maraş’ta olağanüstü hal varmış gibi Vali davranamaz. TBMM yetkilerine el uzatılmıştır. Bu Maraş’ta katledilenlerin anısına hakarettir. Engeller kaldırılmalıdır.”

Sanatçı Ferhat Tunç ise şunları söyledi: “33 yıl önce bu topraklarda devlet eliyle büyük bir insanlık suçu işlendi. Devleti yönetenlerin kendi suçları ve günahlarıyla yüzleşmek gibi bir derdi olmalı. Unutmak ve unutturmak adına ortaya konan tutum 33 yıl önceki bu zihniyetin devamıdır. 12 Eylül’le hesaplaşacağını söyleyen siyasa iktidarın Maraş katliamıyla da yüzleşmek gibi bir yaklaşımı olmalı. Çünkü Maraş katliamı 12 Eylül’e giden yolu döşemiştir. Dolayısıyla bu yasak hesaplaşma adına samimi olunmadığı gerçeğini ortaya koyuyor.”

Narlı Belediye Başkanı Metin Ergücen ise şunları söyledi: “Başından bu yana katliamın Maraş’ta yapılmasını istedik. Ancak yasaklama devam ediyor. 12 Eylül zihniyeti devam ediyor. Maraş Valisi’nin tutumu üzücüdür. Maraş’a gitmek için Alevilerin belediyemiz sınırları içinde Narlı’da toplanmasını anlıyorum, ancak bu bile bürokrasinin ve resmi temsilcilerin aczidir. Biz de Narlı Belediyesi olarak Maraş Barosu ile birlikte Maraş katliam dosyasının yeniden açılmasını isteiyoruz…”

NARLI’DA ALEVİLERE JANDARMA BARİKATI

1978\'de vahşi bir saldırıda kaybettiğimiz canlarımız için Türkiye\'nin dörtbir yanından Narlı\'la giden Aleviler, jandarma barikatı ile durduruldu. Bekleyiş devam ediyor.

Aralık 1978’de Kahramanmaraş’ta vahşice katledilen canlarımızı anmak için Kahramanmaraş’a giden Aleviler, Narlı’da jandarma barikatı ile karşılaştı. Jandarma Alevilerin Maraş’a geçerek şehirde basın açıklaması yapmasına engel olmaya çalışıyor. Türkiye’nin dörtbir yanından hareket ederek Narlı’da buluşan Aleviler, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Dün Maraş’ta bugün Sivas’ta, çözüm faşizme karşı savaşta” “Katliamlara rağmen inadına Aleviyiz” sloganları atıyorlar.

CHP Milletvekili Durdu Özpolat ile BDP Milletvekili Nazmi Gür’ün de aralarında bulunduğu topluluğun Maraş’a geçiş izni için İçişleri Bakanlığı ve Maraş Valiliği ile görüşmeler de sürüyor.

NARLI\'DA ALEVİLERE JANDARMA SALDIRDI

1978\'de vahşi bir saldırıda kaybettiğimiz canlarımız için Türkiye\'nin dörtbir yanından Narlı\'ya giden ve oradan Maraş\'a geçerek basın açıklaması yapmak isteyen Alevilere, jandarma müdahale etti. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel, jandarma müdahalesini kınadı.

Alevi Bektaşi Federasyonu tarafından katliamda kaybedilen canlarımız için Maraş\'ta yapılacak anma için Narlı Cemevi\'nde biraraya gelindi. Maraş\'a gitmek üzere yola çıkan gruba jandarma saldırdı ayrıca biber gazı attı. Olaylar sonrasında iki kişi önce gözaltına alındı daha sonra Alevi Bektaşi Federasyonu yöneticilerinin girişimleri sonucunda bunlar bırakıldı.

\"Canlarımızı yaktınız. Anmamıza bile izin vermiyorsunuz\"

Saldırıdan sonra Narlı cemevinde tekrar biraraya gelen Aleviler, Maraş\'a gitme konusundaki iradesini sürdürüyor. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel, Dersim\'de özür dileyen bir zihniyetin Maraş\'ta katliamı anmasına dahi izin vermediğini belirterek \"Maraş, olağanüstü hal bölgesi midir? Maraş, yasaklı şehir midir? Bu saldırıyı kınıyoruz\" dedi.

Bu arada, İstanbul ve diğer illerden gelen 5 otobüs, Maraş girişine 10 km kala polisler durduruldu. Akrep adı verilen zırhlı araçlar ve panzerlerle bekleyen çevik kuvvet ve özel harekat polisleri, kitlenin kente giremeyeceğini söyledi. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, polis yetkilileri ile görüştü ancak bir sonuç alamadı.

Halk, otobüslerden inmeye başlarken \"Yıllardır canlarımızı yaktınız. Anmamıza bile izin vermiyorsunuz\" diyerek tepki gösteriyor. Bölgede gerginlik sürüyor.

Ankara\'dan gelen otobüslerin de Göksun\'da durdurulduğu öğrenildi.

Öte yandan, ABF yöneticileri, 30 kişilik bir grupla Maraş Valiliği önünde basın açıklaması yaptı.

(demokrathaber)

 

KÖŞE YAZARIMIZ M.HANEFİ VURAL’IN YENİ MAKALESİNİ SİZLERLE PAYLAŞIYORUZ
  

1978’de 19 Aralık günü başlayıp 26 Aralıkta son bulan olaylarda resmi kayıtlara göre 100’ün, halkın kayıtlarına göre 500’ün üzerinde insan öldürüldü.
Anadolu’da yaşayan herkesi Türk ve Müslüman sayan ‘resmi ideolojinin’ mimarı ve sözcüsü CHP’nin iktidarında, devletin derininde beslenen çeteler tarafından 1978’de Kahraman Maraş’ta Alevilere uygulanan insanlık dışı kırım ve linçte Alevilerle birlikte diğer inançlar ve vicdanlar da öldürüldü.

Bu ülkede egemenler, geçmişte olduğu gibi bugün de emeğin, halkların, inançların iyiliği için hiçbir şey yapmadılar, yapmazlar da. Çünkü sözcülüğünü yaptıkları egemenlik sisteminin bütün ayetleri almak, gasp etmek üzerinedir. Kurdukları insani hiçbir cümlelerinin insanlıkla ilgisi yoktur. Bu ülkede ortak yaşamın paydaşlarını adlarıyla anarlar, bunu iyilikte durmak için paylaşmak için yapmazlar, iyilik gibi görünen bu davranışları pay sahiplerini imha etmek için kurdukları bir tuzaktır. Kürtlere ‘siz bu ülkede en büyük paydaşsınız, tarih boyunca size haksızlık yapıldı, payınıza ulaşmak için silahtan, şiddetten uzak durun, haklarınızı örgütlenerek demokratik yollarda arayın’ dediler. Bu yalana kanan, haklarını ‘demokratik’ yollarda arayan Kürtleri şimdi onar onar, yüzer yüzer zindanlara atıyorlar.

Dünden bugüne ‘anayasalarına’ koydukları hiçbir yasayı gerçek anlamında tutmadılar. Bir yorumla kurdukları her cümleyi çıkarlarına geldiği gibi bin bir yorumla hayta geçirdiler. ‘Düşünce ve vicdan hürriyeti’ de diğer yasaları gibi göstermelikti ve diğerleri gibi o da yazıldığı yerde kaldı.

Onların asıl yasaları ve gücü derindedir. Yüzeyde sadece derini kamufle eden, günahlarını aklayan ve bu ülkede halklara, inançlara, emeğe karşı işlenen suçları; ‘’yanlış olmuştur, ama o zamanın şartlarında devlet bunu yapmak zorundaydı’’ diyen ve halklara, inançlara, emeğe karşı günah işleyenlerden daha günahkar ‘aydınları ve sözde bilim adamları’ vardır. Dünyaya hükmeden Kapitalist Egemen sistemin sömürü kolektifinin Türkiye’deki temsilcilerinin Kapitalizmin sömürü teorisinin mantığını da zorlayan ruhsal bir problemleri var. Bu problemin kaynağı kendi vatandaşlık tanımlarıdır. Onlara göre herkes kendini ‘Türk, laik, Müslüman’ olarak hissettiği oranda pay sahibidir. İtiraz edenler inkar ve imhayı hak ediyorlar. Bu vahşi ruh halinin oluşumunda İttihatçıları el altında destekleyen İngilizlerin de katkısı var. Bunun bir kanıtı; Ermenilere uygulanan katliamı soruşturmak üzere 1928’de kurulan uluslararası mahkemede İttihatçıları aklayan İngiliz yüksek savcıdır.

Derininde İngiliz usulü hile ve oyunlar olan egemenler bu ülkede barışla, adaletle, özgürlükle ilgili verdikleri hiçbir sözde durmadılar. Verdikleri her sözün üzerine, çıkarlarının durumuna ve yerine göre yeni bir söz koydular. ‘Vicdan ve düşünce özgürlüğü’ dediler, arkasında vicdan ve düşünceyi cezalandırdılar. Ceza yetmediğinde ‘derinde’ besledikleri canilerle, düşünce ve vicdan sahiplerini alttan alta yoketttiler. Bulanık sularda yakaladığı antilobu döne döne, parça parça sevinç gözyaşları içinde yiyen timsah misali, bu topraklarda yaşayan halkları, inançları, düşünceleri, vicdanları, emekleri gözyaşları döke döke yediler. Halkları, inançları bir birlerine kırdırta kırdırta yok etmeye utanmadıkları gibi adaleti künyelerine kazıyıp dillerinden hiç düşürmediler.

Sözünü ettikleri adalet; herkesin kendi çıkarına göre kendine tanıdığı hakları sınırsızca yaşama istek ve tutkusu muydu, karşıt çıkarlar arasında egemen ‘hukuka’ uygun bir denklik ve eşitlik anlayışı mıydı, yoksa hakka uygunluk, hakkın gözetilmesi, yerine getirilmesi ve korunması mıydı?

Ne olursa olsun adalet onlar için önemsiz bir ayrıntıydı. Onlar, gökyüzünden gelen ayetleri kendi çıkarlarına göre yorumlayan imamlar gibi adaleti kendi çıkarlarına göre yorumlayıp hayata geçirdiler.

Eğer öyle olmasaydı, Kahraman Maraş’ta Aleviler ve vicdan sahibi diğer insanlar için kurulan ölüm tuzağında katliamın fitilini ateşleyen provakasyonun mimarı Ökkeş KENGER halkın gözlerinin içine bakıla bakıla Millet Vekili seçilir miydi? TBMM’de o halkı temsil eden sözcü olur muydu?

Eğer öyle olmasaydı, Mardin’de on üç yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz eden işadamları ve bürokratlar serbest gezerler miydi?

Eğer öyle olmasaydı, tutukluluk süresini düzenleyen yasa tartışılırken, adalet bakanı egemenlere göre suç sayılan düşüncelere sahip oldukları için yargılanmadan mahkum edilen düşünce insanlarıyla küçücük çocuklara tecavüz edip öldüren sapıkları aynı kefeye koyar mıydı?

Eğer öyle olmasaydı, eşit, adil, özgür ortak bir yaşamın cenneti olması gereken bu ülke, kadim uygarlıklara beşik olmuş, onları emzirip büyütmüş bu kutsal topraklar kanla, gözyaşıyla cehenneme döner miydi?

M.HANEFİ VURAL

 

KESK ÜYELERİ SESİNİ GREVLE DUYURDU
  

KESK’e bağlı sendikaların üyeleri iş bıraktı. Sağlık, eğitim, kamu ve belediye çalışanları tam gün grev yaptı. Akşam saatlerinde düzenlenen yürüyüşe de katılım yoğundu
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)`e bağlı sendikalara üye olan ilimizdeki yaklaşık 6 bin çalışan iş bırakma eylemi yaptı. Toplu İş Sözleşmesi Yasa Tasarısı`nda grev hakkına yer verilmesini ve haklarının güvence altına alınmasını isteyen KESK üyeleri, tüm gün çalışmadı. Sağlık, eğitim, kamu ve belediye çalışanları, akşam saatlerinde de kalabalık bir yürüyüş gerçekleştirdi. Bazı okullardaki öğretmenler, velilere mesaj atarak öğrencilerin okula gelmemesini istedi. Bazı okullarda öğrenciler, öğretmenler olmadığı için evlerine geri gönderildi.

DOKTORLAR DA KATILDI

Hastanelerde ise grev tarihi daha önce açıklandığı için, mecburi hastalar dışında kimseye numara verilmedi. KESK`e bağlı sendikalara üye olan doktor ve sağlık görevlileri, hastaneye gelmedi. Sadece acil servisler açık kalırken, vatandaşların da grev nedeniyle hastanelere gelmedikleri görüldü. Hastanede herhangi bir sıkıntı görülmezken, acil servislerde zaman zaman yoğunluk yaşandı.

KALABALIK YÜRÜYÜŞ

Akşam saatlerinde Merkez Bankası önünde toplanan KESK üyeleri, slogan atarak Sabri Yalım Parkı`na kadar yürüdü. Katılımın yüksek olduğu yürüyüşte, KESK Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Ali Berberoğlu da yerini aldı. Davul zurna eşliğinde yürüyen kalabalık, parka gelindiğinde müzik eşliğinde halay çekti. Grup adına basın açıklamasını genel merkez yöneticisi Berberoğlu gerçekleştirdi.

AKP`YE ELEŞTİRİ

Berberoğlu, “Hak ve özgürlüklerine sahip çıkan kamu emekçileri olarak sadece kendimiz için değil, insanca bir yaşamı hak eden bu ülkenin tüm insanları için grevdeyiz. Alanlarda omuz omuzayız. AKP iktidarının yaptığı her icraat, bu ülkenin üzerine çöken karanlığı daha da arttırıyor. Mecliste onaylanması için canla başla çalıştıkları bütçe, bu karanlığı daha da zifiri hale getiriyor.

MÜCADELEYE DEVAM

Bu bütçede inanca bir yaşam sürdürmek isteyenler yine yok. AKP iktidarı gerçekleri çarpıtmada ne kadar ustalaşsa da, güneş balçıkla sıvanmaz. Bu ülkenin gerçekleri ortadadır. Baskı ve şiddetle tüm toplumu tahakkümü altına almak isteyenlere karşı yılmak yok. Mücadeleye devam ederek dimdik ayakta duracağız” dedi. Konuşmanın ardından kalabalık olaysız bir şekilde dağıldı.

Bizim Kocaeli Gazetesi

 

VARTO HALKI 17 ARALIKTA EYLEMDE OLACAK
  

Varto Halkı\'nın HES konusundaki kararlılığı artarak devam ediyor. Bölgeden son olarak altı çizilmesi gereken bir gelişme gündemde. 17 Aralık Cumartesi günü Goşkar Vadisine Baraj yapılmasın diyen tüm duyarlı çevrelerin, siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin bunun yanısıra değişik köylerden soruna ilgi gösteren yüzlerce insanın bu yürüyüşte buluşması bekleniyor.
Yapılan açıklamada \"Vaadimiz Goşkar Vadisini kurtarmak olsun\" sloganını öne çıkaran aktivistler Cumartesi günü geleceğini düşünen tüm Vartoluları bu eylemle dayanışmaya çağırıyorlar.

Vartomuzun yok olmasına hayır diyebilecek böylesi eylemliliklere koşulsuz olarak evet diyoruz VARTONUN ÇIĞLIĞINI siz de çevrenizle paylaşın bu haberi duyurmaya devam edelim.

www.vartositesi.com



Haber Arsivi

TürkMeydan © TEAM

Web site powered by ilkshell Teknoloji Merkezi

Tasarım ; İlkshell Teknoloji Merkezi
Bu site PHP-Nuke sistemini kullanmaktadır. © 2006 by Badankoyu.net
PHP-Nuke Copyright © 2005 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.
[PHP-Nuke Türkçe Destek Portalı © 2006]